|
İŞSİZLİĞE SOYA İLE SON
Geçtiğimiz yıl ağırlığı enflasyonla mücadeleye veren hükümetimiz bu mücadeleden galip çıkarak bu sene de tek haneli enflasyonu gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu yıl önem verilen ana konu ise “İŞSİZLİKLE MÜCADELE”. Türkiye’de resmi makamlarca yapılan yapılan en son açıklamalarda İşve İşçi bulma kurumuna gore 2,5 milyon,Devlet İstatistik Enstitüsüne gore gizli işsizlerle birlikte 9 milyon insanımız işsiz.(İşsizlik oranının hareketli ortalaması, Haziran-Temmuz-Ağustos/2005 döneminde yüzde 9.1 oldu. İşsiz sayısı da 2 milyon 317 bin kişi olarak tahmin edildi.)Önerilerden biri inşaat sektörünü canlandırarak 100.000 kişiye iş alanı açmak.Türkiye’nin belli başlı ithalat kalemleri incelendiği zaman ilk sırayı alan petrolun 4 milyar us dolar/yıl,bitkiselyağ ve yağlı tohum ithalatının ise Tarım Bakanlığı verilerince 2003 yılında yaklaşık 500 milyon US dolar/yıl olarak gerçekleştiği görülmekte.Bilimadamlarımızca bu gereksiz ithalat kalemlerinin “SOYA EKIMIYLE” durdurulmasının ilk yılda 300-400.000 kişiye direk bunun 3 misli insana da dolaylı iş alanı açacağını ve 1 kişinin ülkemizde 4 kişilik aile geçindireceğini varsayarsak refahının en az 3-4 milyon insana yansıyacağını tespit edilmiş durumda .
Yapılan incelemelere göre soyanın ülkemizde en az 30-50 milyon ton ekilmesi gerekmekte(Dünya 2001/2 yılı soya üretimi =183.399.000 ton, ABD =78.699.000 ton, Brezilya =52.000.000 ton, Arjantin=30.000.000 ton, Türkiye=50.000 ton). Bu da dört kişilik bir aile geçindiren bir üreticinin 100 ton ekeceğini varsayarsak( ki bu iyi kar sağlayacak bir miktar) 1.200.000/2.000.000 kişiye direk iş anlamında.Soyanın işlenmesi taşınması ,sanayide kullanımı ve diğer yan kullanım olanakları ise tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu rakamın 3 misli insana iş olarak yansıyacak.
30-50 milyon ton üretimi nerelerde kullanabiliriz sorusu ise şöyle yanıtlanmakta:
1) İthal ettiğimiz yemeklik yağ ve yemlik soyanın üretimi için gitgide artan ihtiyaçta gözönüne alınarak yılda 1,5 milyon ton soya ekimi gerekmekte. Bu rakam çevremizde bulunan dünyanın en büyük yağ ve yem ithalatçıları olan 320 milyon nüfuslu,BDT,Ortadoğu devletleri ,Türki cumhuriyetlere yapılabilecek ihracatı (hatta borçlu bulunduğumuz ve yılda 13 milyon ton soya ithal eden A.B. ülkelerine dış borcumuzu soya takası=Bartering ile ödeme önerisini) içermemekte olduğu için bu üretim rakamının üzerine çıkabilmek de söz konusu.
2) Enerji bakanımız Sn. Hilmi Güler’in de belirttiği gibi petrolde dışa bağımlılıktan kurtulmak için “Biyodizel” amaçlı soya ve kanola üretirsek bu birçok insana iş anlamına gelmekte.Ülkemiz 26,5 milyon hektar ekilebilir alana sahiptir. Bunun %20’si sulu tarım alanıdır.2000 yılı itibarıyla dizel ithalatımız yaklaşık 5 milyar litredir.Bu ülkemizde biyodizel olarak sağlanırsa sulu tarım alanlarımıza 5 milyon ton soya ekilmesi (ve bu alanın münavebeli olarak kış aylarında da kanola ekilebileceği saptanmıştır) anlamına gelmekte(soya fasulyesinin %20’si yağ ve bu birebir biyodizel’e çevrilebiliyor). Sulu tarım istemeyen Kanola ekilmesi halinde ise 10 milyon ton kanola ekilmesi gerekiyor (Kanola’nın %48’I yağ ve bu birebir biyodizel’e çevrilebiliyor).Eğer biyodizel ihracatçısı bir ülke olmayı hedeflersek bunun 3 misli soya ziraati gerekir ki bu henüz doğmamış olan nesillere bile iş imkanı demektir(Her 100 ton soya bir kişiye sanayiye kıyasla 5 misli ucuza iş alanı açacaktır).Dizel olarak kullanılacak yağdan artan yem ise bizi dışa bağımlılıktan kurtarıp et ihraç eden bir ülke konumuna getirecektir.
Çünkü üretilen her 100 ton soya bir kişiye direk , 3 kişiye dolaylı iş alanının açılımını sanayi alanında iş alanı açmaya kıyasla 5 misli ucuz ve kolay olarak sağlamakta.Bu da hükümetimizin “İŞSİZLİK SORUNUNU ÇÖZME ” doğrultusunda mükemmel bir olanak sunmakta.
Yukarıdaki maddeleri gerçekleştirmek için gerekli olan dünyanın en kaliteli ve uygun toprak,su,iklim koşulları , akademisyenler ve iş gücü ülkemizde mevcut. İnternet gibi bir bilgi okyanusunun düşünmeyi artık gereksiz bir eylem haline getirdiği günümüzde Türkiye’nin yapması gereken uygulama ise sadece diğer ülkelerin yaptığı ve internette 5 dakikada ulaşabileceğiniz gibi kıymetli bilimadamlarımız ve hükümet yetkililerini bir araya getirerek oluşturulacak bir “TÜRKİYE SOYAVE YAĞLI TOHUMLAR ENSTİTÜSÜ” (Türkiye’de faaliyet gösteren Amerikan Soya Derneği gibi)” kurup MILLI BIR POLITIKA oluşturmak. Bu doğrultuda yem ,yağ fabrikaları,fırınlar,hastaneler,okullar,askeriye vb. ile üreticiler arasındaki organizasyonu sağlamak,üreticilere zamanında ödeme yaparak alım garantisi vermek ve Tarım,Sağlık,Çalışma Bakanlıklarıyla koordineli bir şekilde ülkenin işsizlik,dengesiz beslenme,sağlık,fakirlik sorunlarını çözmek,ihracat araştırmalarını ve iş olanakları oluşturmak bu derneğin görevlerinden olacaktır.Şu anda hayata geçirilmeye başlanan”1000 köye 1000 Ziraat Mühendisi Projesi” ise bu hedefi gerçekleştirmede önemli hız kazandıracak bir uygulamadır.
Soyanın ayrıca ülkedeki açlığı,ekmek ısrafını,hastalıkları gidereceğini,toprağı zenginleştireceğini de işsizlik sorununu çözmeye sağlayacağı katkının yanı sıra belirtmemiz gerekmekte.Bu bağlamda “SOYA BİZE VE ÜLKEMİZE NE FAYDALAR SAĞLAYACAK?” sorusunun cevaplarına kısa maddeler halinde göz atalım:
1) Açlığın giderilmesi: Devletimizin resmi kaynaklarınca yapılan açıklamalarda ülkemizde yaklaşık 14 milyon insanın yetersiz protein aldığı(ki buna Tıp dilinde “Kronik Açlık” denmekte) belirtilmekte.İyi bir organizasyonla hayvansal proteinlere denk tek bitki olan soyanın asrın bu ülkemize yakışmayan “AYIP” kelimesini sadece ekmeklere %30 oranında katılımıyla üç ayda ortadan kaldırması mümkün. Ayrıca et yerine soyanın kullanılmasıyla yılda maksimum bazda ete kıyasla 4 milyar US Dolarlık bir karlılık elde etmemiz de mümkün.
2) Hastalıkların giderilmesi: Soya ve soyadan yapılan et,süt,peynir yoğurt vb gıdalarla 2,5 milyon şeker hastası,1,5 milyon yüksek kolesterollü,20.000 kanserli ve on binlerce hayvansal gıdaların sebep olduğu hastalıklara duçar ülke insanımızın iyileşmesi ve sağlıklı insanlarımızın da artık bu hastalıkların riskinden uzak yaşaması mümkün.Sadece bir şeker hastasının ülkemize yıllık maliyetinin yaklaşık 7.000 Dolar olduğu düşünülürse basit yöntemlerle sağlıklı bir toplum olmamızın bize getireceği yıllık maddi tasarruf da 20-30 milyar Dolar ‘dan aşağı değil.Buna hastane önlerinde harcadığımız zaman , devletin altyapı harcamaları vb giderler de dahil değil.
3) Toprağın zenginleşmesi: Soya kökündeki ribozyum bakterileri sayesinde havadaki azotu bedavaya bir gübre fabrikası gibi toprağa bağladığı için yılda azotça zayıf topraklarımız için harcadığımız 1/2 milyar Dolarlık gübre sübvansiyonuna da gerek kalmayacak.
4) Gereksiz ithalata,israfa son : Ayrıca ekmeklere %5 oranında katılan soya bayatlamayı 2-3 günden 10 gün çıkardığı için günde çöpe attığımız 27 milyon ekmek ve ithal ettiğimiz ½-1 milyar Dolarlık buğday için döviz harcamamız da son bulacak. Bu Meksika’da olduğu gibi kanuni bir zorunluluk haline getirilebilir.
5) Pahalılığa son : Ülke olarak yılda 16 milyar Dolar süt, ürünleri tüketmemiz gerekmekte.Oysa şu anda yıllık süt, ürünleri tüketimimiz 8 milyar Dolar .Soya ile bu açık çok çok ucuza giderilebilecektir.
6) Sanayide soya : Sanayide 400’ün üzerinde kullanım alanı ile insanlarımıza çeşitli iş alanlarının açılmasına vesile olacak soyanın ABD tarafından uzayda dahi yetiştirme denemeleri başarıyla gerçekleştirilmiştir.
7)Et ihracatı:Türkiye et ihraç eden bir ülke konumuna gelmek istemektedir. Bu ise dışa bağımlı yem sanayi ile gerçekleşemez.Ülkemiz yanıbaşındaki Suudi Arabistan’a dondurulmuş tavuk satan Brezilya gibi olmak istiyorsa soya üretimini artırmalıdır.
marquee behavior=alternate>
SN. PROF İBRAHİM ATAKİŞİ (Emekli Trakya Ün.,Türkiye’de soya üretimini 250 bin tona çıkaran ilk kişi)
05364806009 atakisi@hotmail.com
SN PROF. HALİS ARIOĞLU(Çukurova Ün.Dünya soya verim ortalaması 220 kg /dönüm, ABD ortalaması 290 kg /dönüm iken Türkiye ortalamasını 320-400 kg /dönüm’ e çıkaran kişi) halis@mail.cu.edu.tr
ÇUKUROVA ÜN.:0322 3386670
SN.PROF DR. KAMİL ALİBAŞ(Uludağ Üniversitesi, ,soyadan biyodizel(petrol) üretimi konusunda uzman) 0224/4429149
PROF.DR.İBRAHIM CENGIZLER(Çukurova Ün.) icengiz@cu.edu.tr
SN.DR.YAHYA ULUSOY(Uludağ Üniversitesi, ,soyadan biyodizel(petrol) üretimi konusunda uzman) 0224/4429272-73 yahya@uludag.edu.tr
SN.YÜK .ZİR. MÜH.SUAT KALFA (Adana Soya Üreticileri Birliği Kurucu Bşk.)
suatkalfa@hotmail.com,skalfa@ttnet.net.tr 0532/2416641 0322/4541705
SN.DOÇ.DR.FİLİZ KARAOSMANOĞLU(İ.TÜ. ,soyadan biyodizel(petrol) üretimi konusunda uzman)FİLİZ@itu.edu.tr
İ.T.Ü.:0212 2856887 GSM: 05322862155
PROF. DR. OSMAN TEKİNEL: SÜTÇÜ İMAM ÜN./KAHRAMAN MARAŞ
PROF. DR. FERİT KOÇOĞLU: CUMHURİYET ÜN./SIVAS(Sivas’ta ilk defa soyalı ekmek üreterek ülkemide dengeli beslenmeyi gerçekleştirmiş kişi)
PROF. DR. HASAN FENERCİ: EGE ÜN.
PROF. DR. ENVER ESENDERE: TRAKYA ÜN. (Soya sütü konusunda araştırmaları olan kişi)
PROF. DR. OSMAN TEKİNEL: SÜTÇÜ İMAM ÜN./KAHRAMAN MARAŞ
PROF.DR.KAMİL DOĞAN :EMEKLİ (Soya konusunda kitap ve araştırmaları var )
PROF. DR. REMZİ AKYILDIZ : Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi - Zootekni Bölümü EMEKLİ (Soya konusunda kitap ve araştırmaları var)
YRD. DOÇ. AHMET YILMAZ (Araştırmacı)
DR. ALİ ÜSTÜN BLACKSEA AGRICULTURAL RESEARCH INSTITUTE
(Soya ekimi konunda uzman)
Soya ülkemizde şimdiye kadar üniversitelerimizin ve Tarım Bakanlığımızın değerlendirdiği “Tarla bitkilerinden yağlı tohumlar kısmına ait primlerle üretimi desteklenen bir bitki” katogorisinden çıkarılıp uluslararası piyasadaki “STRATEJİK BİTKİ” konumunda değerlendirilmeli ve ele alınmalıdır. Bu kurulacak bir TÜRKİYE SOYA VE YAĞLI TOHUMLAR ENSTİTÜSÜ ile -ABD’nin 1920 yılında kurup halihazırda ülkesinde 29 dünyada 14 (ülkemizde de 2 adet bulunan) bürosuyla stratejiler geliştirip ürününü pazarladığı gibi- gerçekleşmelidir.(Unutmamalıyız ki dünyanın bir numaralı silah ihracatçısı olan ABD’nin soya ihracından elde ettiği gelir silah ihracından ettiğinden fazladır)Konu yıllardır kıymetli bilimadamlarımızca dile getirilmekte olup hayata geçirmenin bütün şartları ülkemizde mevcuttur.
http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/HABERANADOLU/HABER-ANA/2000/08/HA00X08X14.HTM
GÖKALP: "YAĞLI TOHUMLU ÜRÜNLER YETİŞTİRMEYİ TEŞVİK ETMEMİZ GEREKİR"
SAMSUN, 14/08 --- Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, "Yağlı tohumlu ürünler yetiştirmeyi teşvik etmemiz gerekir" dedi.
Bafra Belediyesi tarafından düzenlenen "Yaz Şenlikleri"ne katılmak üzere dün akşam Samsun'a gelen Bakan Gökalp, gezisinin ikinci gününde Bafra Yağ Fabrikası'nda (BAFAY) incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı. Gökalp, burada yaptığı açıklamada Türkiye'de önemli oranda ham yağ açığı bulunduğunu belirterek, şunları dedi:
"Türkiye'deki bir eksikliğimiz şu; Tütüne fazla para vermişiz, şeker pancarına fazla para vermişiz, diğer endüstri bitkilerini o oranda teşvik etmemişiz. Özellikle Türkiye'nin açığı olan yağlı tohumlu ürünler yetiştirmeyi teşvik etmemiz gerekir. Geçen yıl ayçiçeğine 5 cent prim verdik. Bu bana göre azdır. Keşke daha fazla verebilseydik. İlk defa geçen yıl soya fasulyesine prim verdik. Türkiye'nin yağlı tohumlu hammadde açığı çok fazla, bunun bir an önce azaltılması gerekir."
Bakan Gökalp, özellikle soya fasulyesi üretiminin artırılması gerektiğini de ifade ederek, "Türkiye'de 47 bin ton soya üretiliyor, Amerika'da ise 82 milyon ton. Türkiye'nin toprak çeşitliliğini, iklimini, çalışkan genç nüfusunu düşündüğünüz zaman biz artık hiç olmazsa Amerika'nın 20'de biri oranında soya üretmeliyiz" diye konuştu.
|