|
Genel Bakış
Windows XP, Windows 2000 ve
Windows Me’den sonraki Microsoft Windows sürümüdür. Windows XP, en iyi
Windows sürümünü oluşturmak üzere Windows 2000’in Tak ve Kullan
gücünü-standart temelli güvenlik, Windows 98 ve Windows Me’nin en iyi
özellikleriyle birlikte yönetilebilirlik ve güvenilirlik-kullanımı kolay
arabirimi ve yeni destek hizmetlerini bir araya getirerek Windows işletim
sistemlerini ortak bir yerde buluşturmuştur.
Bu raporda, Windows XP’deki
yenilikler teknik açıdan genel olarak incelenmektedir. Yeni teknoloji ve
özelliklerin işin yapılması, bilginin paylaşılması, masaüstünüzün
yönetilmesi, mobil bir bilgisayarla yolculuk ederken verimliliğinizin
kaybolmaması, yardım alma ve birçok bilgi işlem görevinin yerine getirilmesi
konularında ne denli büyük kolaylıklar sağladığını göstermektedir.
Windows XP, geliştirilmiş
Windows 2000 kodunu temel alarak ve ev ve işyeri kullanıcılarını
hedefleyerek, farklı sürümler halinde oluşturulmuştur. Windows XP Home
Edition ve Windows XP Professional. Tersi belirtilmedikçe, bu raporda,
işletim sisteminin her iki sürümünde ortak olan teknolojilerden ve
özelliklerden söz edilecektir.
Grafik
Formatları
PostScript ve DVI Formatları
PS: (PostScript)
PS yukarıda anlatılan formatlardan oldukça farklı. PS, Adobe Systems'in
ortaya çıkardığı bir yazıcı dili. Çesitli komutları kullanarak PS anlayan
bir yazıcıdan çok kaliteli çıktılar almanızı sağlar. Postscript aynı zamanda
resim değişimi için de kullanılmaktadır. Özellikle herhangi bir dökümanın
içine resim ekleneceği zaman -postscript yazıcıdan alınabilmesi için- şekil
genellikle PS formatında kaydedilir. Aslında, direkt PS oluşturulmuş bir
resim -vektörel tanımlandığı için- oldukça az yer kaplar. Büyütme ve
küçültme işlemleri detay kaybı olmadan kolaylıkla yapılabilir. Bunu dışında
sayısallaştırılmış herhangi bir grafiği de PS'e çevirebilirsiniz. Yalniz bu
sefer BMP formatına benzer şekilde nokta nokta bilgiyi saklayacağı için
dosyanız çok büyük olabilir. Yine de, çıktısını almak için tercih edilen bir
yöntemdir. Çikti almak için PS yazıcı bir şart değilse de -çıktı işleminin
hızlı olması açısından- yine de tercih edilir. Elinizde PS yazıcı yoksa
dökümanınızı herhangi bir PS interpreter kullanarak bastırabilirsiniz.
DVI: (DEVICE INDEPENDENT)
Postscript insanlar için hazırlanmadığından dolayı, bu dilde döküman
hazırlamak işkenceye dönüşebiliyor. Bunu engellemek için AMS'den Donald E.
Knuth'un yazdığı bir döküman hazırlama (typesetting) sistemi var. Adı TeX
(daha ayrıntılı bilgi için : http://www.tex.ac.uk). Bu sistem, TeX'le gelen
MetaFont programını da kullanarak istediğiniz dilde, (japonca, ibranice,
arapça, vs) matematik, müzik sembollerini kullanabileceğiniz, içine PS
olarak kaydedilmiş şekil yerleştirebileceğiniz dökumanlar hazırlamanızı
sağlayan bir dildir. Bilimsel dökümanlar (özellikle matematik ve fizik
konularında) TeX ile hazırlanır. TeX dilinde yazdığınız ascii dökümanınızı
TeX'e derletip, DVI uzantılı bir döküman elde edersiniz. Adından da
anlaşılabileceği gibi, DVI da postscript gibi herhangi bir platformda
basılabilir. Direkt DVI anlayan yazıcılar olduğu gibi, yazıcınıza uygun bir
dvi çevirici (mesela dvi2ps) kullanarak, elinizdeki DVI dökümanı
bastırabilirsiniz. DVI, kullanılan platform/işletim sistemi vb den bağımsız
olarak, kağıt üzerinde size aynı sonucu verecektir.
HACKER’lığın Tarihçesi
1969 Öncesi. Önce bir telefon
şirketi vardı: Bell Telephone. Ve zamane
hacker’ları. Tabii, 1878’de onlara hacker denmiyordu henüz. Telefon
santrallerine operatör olarak alınmış, onun telefonunu buna, bununkini ona
bağlayan şakacı birkaç genç delikanlı.
Art ık
telefon santrallerinde neden bayan operatörler tercih edildiğini
anlıyorsunuz!
Şimdi, 1960’larda ortaya çıkan gerçek
bilgisayar hacker’larına gelelim. ABD’nin dahiler çıkaran ünlü üniversitesi
MIT’de (Massachusetts Institute of Technology) bilgisayarlar kullanılmaya
başlandığında, bazı öğrenci ve asistanlar, bu makinelerin nasıl çalıştığını
çok merak ettiler, bu yeni teknoloji hakkında ne varsa öğrenmeye çalıştılar.
O günlerde bilgisayarlar, ısı kontrollü cam odalarda kilitli olan devasa
makinalardı.
Bu a ğır
metal yığınlarını çalıştırmak binlerce dolara mal oluyordu. Programcılar bu
dinozorları pek de kolay kullanamıyordu. Bu yüzden, zeki olanlar, hesaplama
işlemlerini daha çabuk yapabilmek için “hack” dedikleri programlama
kısayolları yarattılar. Bazen bu kısayollar orijinal programdan daha iyi
tasarlanmış oluyordu.
Belki de bütün zamanlar ın
en iyi hack’lerinden biri, 1969’da, Bell laboratuarlarındaki iki çalışanın,
Dennis Ritchie ve Ken Thompson’un bilgisayarların artık açık kurallarla
çalıştırılması gerektiğini düşünmesiyle yaratıldı. İkili, geliştirdikleri bu
yeni standart işletim sistemine UNIX ismini verdiler.
1970-1979. 1970’lerde siber cephe alabildi ğine
açıldı. Bu işle ilgilenen herkes, kablolarla bağlanmış bir dünyanın nasıl
çalıştığını araştırmaya ve bulmaya çalışıyordu. 1971’de, John Draper isimli
bir Vietnam gazisi, Cap’n’Crunch (mısır gevreği markası) kutusundan çıkan
promosyon düdüklerin 2600 MHz tonda ses çıkarttığını fark etti. Bedava
telefon görüşmesi yapmak için düdüğü telefonun alıcısına üflemek yeterliydi.
O zaman ın
hacker’ları, “phreaking” adı verilen bu tür yöntemlerin kimseyi
incitmediğini, telefon hizmetinin sınırsız bir kaynak olduğunu ileri
sürüyorlardı. Hackerlar dünyasında tek eksik sanal bir kulüp binası idi.
Dünyanın en iyi hacker’ları nasıl tanışacaklardı? 1978 de, Chicago’lu iki
genç, Randy Seuss ve Ward Christiansen, ilk kişisel BBS’i (Bulletin Board
System - İlan Tahtası Sistemi) kurdular. BBS’ler günümüzde halen çalışıyor.
1980-1986. Bildi ğiniz
gibi IBM firması, 1981’de bağımsız işlemcisi, yazılımı, belleği ve depolama
birimleri olan yeni bir bilgisayarı duyurdu. Bu modele PC (Personal Computer-Kişisel
bilgisayar) adını verdiler. Bu makinelerden biriyle istediğinizi
yapabilirdiniz. Gençlerin Chevrolet’lerini bırakıp PC’lere, “Commie 64”
(Commodore64) ve Trash-80”lere (TRS80-Tandy) düştükleri zamanlardı bunlar.
1983 y ılında
çevrilen War Games (Savaş Oyunları) adlı film, hacker’lığı farklı bir
cepheden ele aldı: Bu film izleyicileri hacker’ların her bilgisayar
sistemine girebileceği konusunda uyarıyordu. Ama alttan alta, hacker’ların
çevresinde hep güzel kızların olduğu mesajı da alınıyordu.
Her geçen gün daha fazla ki şi
online dünya ile tanışıyordu. Askeri amaçlarla kurulan, sonradan
üniversiteler arasında bir ağ haline gelen ARPANET, artık Internet’e
dönüşüyordu; BBS’lere karşı tam bir ilgi patlaması yaşanıyordu. Milwaukee’de
kendilerine The 414’s diyen bir hacker grubu, Los Alamos Laboratuarlarından
Manhattan’daki Sloan-Kettering Kanser Merkezi’ne kadar değişen pek çok
kurumun sistemine girdiler. Artık polisin işe karışma zamanı gelmişti!
Büyük Hacker Savaşı.
1984’e, kendine Lex Luthor adını veren bir kişi Legion Of Doom (LOD -
Kıyamet Lejyonu) adlı hacker grubunu kurdu. Adını bir çizgi filmden alan LOD,
en iyi hackerlara sahip siber-çete olarak ün saldı. Ta ki grubun en parlak
üyelerinden Phiber Optik isimli gencin, grubun bir diğer üyesi Erik Bloodaxe
ile kavga edip kulüpten atılmasına kadar. Phiber’in arkadaşları rakip bir
grup kurdular: Masters Of Deception (MOD). 1990’den itibaren, LOD ve MOD,
iki yıl boyunca online savaşlar sürdürdüler, telefon hatlarını kilitlediler,
telefon görüşmelerini dinlediler, birbirlerinin özel bilgisayarlarına
girdiler. Sonra Federaller (FBI) olaya el attı, Phiber ve arkadaşları
tutuklandı. Bu olay, bir dönemin sonunun geldiğini haber veriyordu.
Yasaklar (1986-1994). Devlet de online
olunca, e ğlence bitti. Kongre,
ciddi olduklarını göstermek için, 1986’da Federal Computer Fraud and Abuse
Act (Federal Bilgisayar Sahtekarlığı ve Kötüye Kullanma) adı altında bir
yasa çıkardı. Bu boyutta hacker’lık ağır bir suç oldu!
1988’de Robert Morris Internet worm
(Internet solucan’ ı) adını
verdiği bir hack yöntemi ile ortaya çıktı. Net’e bağlı 6000 bilgisayarı
göçerterek, yeni yasayla yargılanan ilk kişi olma şerefine erişti. Sonuç:
10.000 dolar para cezası ve çok fazla saat toplum hizmeti.
Bir süre sonra, tutuklananlar ı
saymak için parmaklar yetmemeye başladı. Aynı yıl Condor takma adıyla
tanınan ünlü hacker Kevin Mitnick, Digital Equipment Company şirketinin
bilgisayar ağına girdi. Yakalandı ve 1 yıl hapis cezasına mahkum oldu. Sonra
adaşı Kevin Poulsen telefon hatlarına girmekle suçlandı. Kevin hemen ortadan
kaybolarak adaletin uzun kolundan 17 ay boyunca saklandı.
Sundevil Operasyonu, ABD hükümetinin
ülkedeki tüm hacker’lar ı (LOD
dahil) ele geçirmek için 1990’da başlattığı bir operasyondur. Bu girişim bir
işe yaramadı; ancak bir yıl sonraki Credux operasyonun MOD’ın 4 üyesinin
hapisle cezalandırılmasıyla sonuçlandı. Phiber Optik federal hapishanede bir
yıl geçirdi.
1994’den Bugüne. 1994 yaz ında,
Rus mafyasının eline düştüğü ileri sürülen Vladimir Levin adlı bir genç,
Citibank’ın bilgisayarlarına girerek müşterilerin hesaplarından, bir
söylentiye göre 10 milyon dolardan fazla parayı (resmi açıklamaya göre 2.5
milyon dolar) İsrail’deki banka hesaplarına transfer etti. Levin, 95 yılında
Interpol tarafından Heatrow Havaalanında tutuklandı; Citibank yaklaşık
400.000 dolar haricinde tüm parasını geri aldı. Hackerların art arda
tutuklanması siber ortamda ani bir dolandırıcılık azalmasına neden oldu.
Baz ı
insanlar önceki hatalarından ders almadılar tabii. 1995 Şubatında Kevin
Mitnick tekrar tutuklandı. Bu sefer FBI onu 20 bin kredi kartı çalmakla
suçladı. Daha sonra çalınmış cep telefonu numaralarını kullanması nedeniyle
dava açıldı. Davası 1999 Ocak ayında görülecek olmasına karşın, mahkeme onu
kefaletle serbest bırakmama kararı aldı ve hapisteyken lehine delil toplamak
için olsa bile bilgisayar kullanmasını yasakladı. Kevin Mitnick serbest
kaldığında bile büyük olasılıkla göz altında tutularak bilgisayarlara
erişimi engellenecek.
Mitnick’in zincirlerle götürüldü ğünü
devlet televizyonunda görmek, online kanunsuzlarına karşı toplumun
sempatisini azalttı. Net kullanıcıları “password sniffer” gibi araçlar
kullanarak özel bilgilere sızan veya “spoofing” gibi bir makineyi kandırarak
hacker’a giriş izni veren araçlar kullanan hacker’lardan dehşete kapıldılar.
Bunu ister anar şinin
sonu, ister serbestliğin ölümü olarak adlandırın, artık hacker’lar romantik
anti-kahramanlar, sadece bir şeyler öğrenmek isteyen farklı (tuhaf) insanlar
olarak kabul edilmiyorlardı. Dünya piyasasını Net üzerinden yönetme vaadiyle
filizlenen online ticaret, korunmaya ihtiyaç duyuyordu. Hacker’lar birden
dolandırıcı niteliği kazandılar. Gerçi bazıları Mitnick’i kahraman ilan
ettiler, yargılanmadan infaz edildiğini ileri sürerek serbest bırakılması
için kampanyalar başlattılar (bkz. www.2600.com); ancak Mitnick dışında
hiçbir hacker bu ölçüde benimsenmedi.
Peki
şimdilerde neler oluyor? Internet dünyasında
yasadışı yöntemlere sıkça başvuruluyor, ancak eskisi gibi efsaneleşmiş
isimler çıkmıyor.
Yine de Aldous Huxley’in bir zamanlar
söyledi ği gibi, olaylar
görmezlikten gelinmekle yok olmazlar. Bilgisayar yer altı dünyasında hep
söylenen şu sözü de unutmayın: İyi bir hacker’san, ismini herkes bilir. Ama
büyük bir hacker’san kimse kim olduğunu bilmez. |