Sezai Karakoç

HAYATI         1933

Ergani'de doðdu. Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. Maliye müfettiþ yardýmcýsý, Gelirler Genel Müdürlüðü'nde kontrolör olarak çalýþtý. Resmi görevden ayrýldý. Yeni Ýstanbul ve Sabah gazetelerinde fýkra yazarlýðý yaptý. Þimdi Ýstanbul'da þiir yazmaya devam ediyor.

Önce iki sayý devam eden Þiir Sanatý adlý dergiyi, sonra Diriliþ dergisini çýkardý. Karakoç, þiir üslubu bakýmýndan, az çok Ýkinci Yeni'ye yakýn sayýlsa da, þiirinde iþlediði temalar, inandýðý deðerler bakýmýndan þiirimizde yeni ve deðiþik bir sestir.

Ýslami düþünceyi modern þiirdeki gerçeküstücülükle baðdaþtýrmakta, mistisizmden yararlanmakta, çarpýcý benzetme ve sembollerle, denenmemiþ, baðýmsýz þiirler yazmaktadýr.

ESERLERÝ

Þiir kitaplarý: Körfez (1959), Þahdamar (1962), Hýzýrla Kýrk Saat (1967), Sesler (1968), Taha'nýn Kitabý (1968), Gül Muþtusu (1969), Zamana Adanmýþ Sözler (1970), Ayinler (1970), Leyla ile Mecnun (1981),

Adak Iþýðý

Sýcak yaz göklerinde
Önde uzanan ovada
Birden bir ýþýk saðdan
Bir ýþýk soldan çýkar
Ve bunlar
Þimþek hýzýyla birbirlerine ulaþýrlar
Bunu halk adak için uður sayar
Derler: Leyla ile Mecnun buluþtular
Bu göz açýp kapama anýnda
Ne varsa dile muradýnda
Mutlak yerine gelir arzun
Yerde kavuþmayanlar gökte kavuþurlar
Ve bir uðurlu anda
Kavuþmak isteyenleri kavuþtururlar

 

Anneler Ve Çocuklar

Anne ölünce çocuk
Bahçenin en yalnýz köþesinde
Elinde bir siyah çubuk
Aðzýnda küçük bir leke

Çocuk öldü mü güneþ
Simsiyah görünür gözüne
Elinde bir ip nereye
Bilmez baðlayacaðýný anne

Kaçar herkesten
Durmaz bir yerde
Anne ölünce çocuk
Çocuk ölünce anne

 

Aþk Ve Çileler

Monna Rosa siyah güller, ak güller;
Gülce'nin gülleri ve beyaz yatk
Kanadý kýrýk kuþ merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak,
Monna Rosa, siyah güller; ak güller!

Ulur aya karþý kirli çakallar,
Bakar ürkek ürkek tavþanlar daða.
Monna Rosa, bu gün bende bir hal var,
Yaðmur iðri iðri düþer topraða,
Ulur aya karþý kirli çakallar.

Zeytin aðacýnýn karanlýðýdýr
Elindeki elma ile baþlayan...
Bir yakut yüzükte aydýnlanan sýr,
Sýcak ve minnacýk yüzündeki kan,
Zeytin aðacýnýn karanlýðýdýr.

Zambaklar en ýssýz yerlerde açar,
Ve vardýr her vahþi çiçekte gurur.
Bir mumun ardýnda bekleyen rüzgar,
Iþýksýz ruhumu sallar da durur,
Zambaklar en ýssýz yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmaklarýn
Bir nar çiçeðini eziyor gibi...
Ellerinden belli olur bir kadýn.
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmaklarýn.

Açma pencereni, perdeleri çek:
Monna Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakýþýn ölmeme için yetecek;
Anla Monna Rosa, ben öteliyim...
Açma pencereni, perdeleri çek.

Zaman çabuk çabuk geçiyor Monna;
Saat on ikidir, söndü lambalar.
Uyu da turnalar gelsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göðe bu kadar;
Zaman çabuk çabuk geçiyor Monna.

Akþamlarý gelir incir kuþlarý,
Konarlar bahçemin incirlerine;
Kiminin rengi ak, kiminin sarý.
Ah, beni vursalar bir kuþ yerine!
Akþamlarý gelir incir kuþlarý...

Ki ben Monna Rosa, bulurum seni
Ýncir kuþlarýnýn bakýþlarýnda.
Hayatla doldurur bu boþ yelkeni
O masum bakýþlar... Su kenarýnda
Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni.

Kýrgýn kýrgýn bakma yüzüme Rosa:
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aþkým uymaz öyle her saza,
En güzel þarýkýy bir kurþun söyler...
Kýrgýn kýrgýn bakma yüzüme Rosa.

Yaðmurlardan sonra büyürmüþ baþak,
Meyvalar sabýrla olgunlaþýrmýþ.
Birgün gözlerimin ta içine bak;
Anlarsýn ölüler niçin yaþarmýþ,
Yaðmurlardan sonra büyürmüþ baþak.

Artýk inan bana muhacir kýzý,
Dinle ve kabul et itirafýmý.
Bir soðuk, bir garip, bir mavi sýzý
Alev alev sardý her tarafýmý,
Artýk inan bana muhacir kýzý.

Altýn bilezikler, o korkulu ten,
Cevap versin bu kanlý kuþ tüyüne;
Bir tüy ki, can verir bir gülümsesen,
Bir tüy ki, kapalý geceye, güne;
Altýn bilezikler, o karkulu ten!

Monna Rosa siyah güller, ak güller,
Gülce'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadý kýrýk kuþ merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak,
Monna Rosa, siyah güller, ak güller!

1952
Ýlkbahar

 

Bahçe Görmüþ Çocuklarýn Þiiri

Ýlkin sakin kiraz bahçeleridir andýðým eski günlerden
Þehrin çocuklara mahsus kaydýraklardan olduðu
Fi tarihinde kutsal sözleri kale almadýklarý için
Harap býrakýlmýþlar tabiatüstü güçlerle

Bir kere elime aldým mý çocukluðumu
Üstüne kerametler yazýlý derilerde
Geleceði bildiren derilerde
Baþlar yeni bir mantýðýn baðbozumu

Paganini bakýþýyla ölümü inkar eden
Anneleri þaþýrtan çocuklarý büyüleyen
Sevimli kahinlikleriyle fakirleri sevindiren
Ve siz ey çingene kadýnlarý

O yýllar savaþ yýllarýydý geceleri karartma
Gündüzleri fýrýn önlerinde birikirdi halk
Biz çocuklara büyükler arasýndaki fark
Bir yanda þehir bir yanda kiraz bahçeleri

 

Balkon

Çocuk düþerse ölür çünkü balkon
Ölümün cesur körfezidir evlerde
Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocuklarýn
Anneler anneler elleri balkonlarýn demirinde

Ýçimde ve evlerde balkon
Bir tabut kadar yer tutar
Çamaþýrlarýnýzý asarsýnýz hazýr kefen
Þezlongunuza uzanýr ölü

Gelecek zamanlarda
Ölüleri balkonlara gömecekler
Ýnsan rahat etmeyecek
Öldükten sonra da

Bana sormayýn böyle nereye
Koþa koþa gidiyorum
Alnýndan öpmeye gidiyorum
Evleri balkonsuz yapan mimarlarýn

 

Batýþ

Güneþtir düþen turuncusunda menekþeler sunarým
Gece artýk hiç dönülmeyecek yerlerdeki o sevgiliye
Çocuklara kekik toplýyan o sevgiliye
Bir kekik uzatan çocuk anne deyince
Deniz dibinden çatý çeken
Çocuk üstüne arkadaþ üstüne

Güneþtir düþen yeþilinde bir yüz döner
Deðiþmiyen o gençliðiyle sevgili
Ölümden sonraki kurtulma gibi
Döner döner de gelir karþýma
Deniz dibinden cýkan ahtapot ölüleri
Eski utanmalarý çeker su yüzüne

Güneþtir kýrmýzý ve ben en çömezi bir rengin
Altýn hatýralar hükümetinin
Bitmeyen sultaný o sevgiliye adanmýþ
Soy utanc soy anýþ soy sevgi
Gel artmaz azalmaz ey sevgi

 

Ben Kandan Elbise Giydim

Kendinden birþeyler kattýn
Güzelleþtirdin ölümü de
Ellerinin içiyle aydýnlattýn
Ölüm ne demektir anladým

Yer deðiþtiren ben deðildim
Farklýlaþan sendin
Sendin bana gelen aynalarla
Sendin bana gelen sendin

Artýk ölebilirdim
Bütün Ýstanbul þahidim
Ben kandan elbiseler giydim
Bundan senin haberin var mý

 

Çeþmeler

I.                    

Benim yalnýzlýðýmdan
Damýtýlmýþ çeþmeler
Kurumuþ unutulmuþ
Ceþmelerin akýþýyým
Ýnsanlýk içinde

Ay görmez onlarý onlar ayý görür
Aydan haberlidirler
Söylediklerinin çoðu
Ay hakkýndadýr
Aya dair
Ayýn tarihine ait

Fýndýklýlý Mehmet Aða
Çeþmesi
Silahtar Tarihinin yazarý
Yenilmez karpuzlar
Acý salatalýklar yýkamýþtým suyunda
Ýçilmez
Bozuk suyunda
Gece yarýsý
Ayýþýðýnda
Yaz ay ve ben
Silinmeye yüz tutmuþ yazý
Ölümü hecelemiþtik
Ortalýðý dolduran sesinde
Ta... aþaðýlarda olan yatýra
Bir türkü söylüyordu
Ölüm ötesinde açmýþ
Menekþeler kimliðinde

Ölüydü insanlar
Yalnýz yaþýyordu o yatýr
Ve o çeþme
Ben de
Sýratý andýran bir çizgide
Soluyordum devrildim devrileceðimi
Hayatý ve ölümü birlikte
Ayný geçmezlik ve deðiþmezlikte
Ayný yenilik ve tazelikte
Ürpererek geçiyordu yarasalar
Uzaklardan
Beyoðlu'nu bir telgraf gibi
Ýleterek birbirine

 

Çocukluðumuz

Annemin bana öðrettiði ilk kelime
Allah, þahdamarýmdan yakýn bana benim içimde

Annem bana gülü þöyle öðretti
Gül, Onun, o sonsuz iyilik güneþinin teriydi

Annem gizli gizli aðlardý dilinde Yunus
Aðaçlar aðlardý, gök koyulaþýrdý, güneþ ve ay mahpus

Babamýn uzun kýþ geceleri hazýrladýðý cenklerde
Binmiþ gelirdi Ali bir kýrata

Ali ve at, gelip kurtarýrdý bizi daraðacýndan
Asyada, Afrikada, geçmiþte gelecekte

Biz o atýn tozuna kapanýr aðlardýk
Güneþ kaçardý, ay düþerdi, yýldýzlar büyürdü

Çocuklarla oynarken paylaþamazdýk Ali rolünü
Ali güneþin doðduðu yerden battýðý yere kadar kahraman

Ali olmaktan bir sedef her çocukta

Babam lambanýn ýþýðýnda okurdu
Kaleler kuþatýrdýk, bir mümin ölse aðlardýk
Fetihlerde bayram yapardýk
Ýslam bir sevinçti kaplardý içimizi

Peygamberin günümüzde küçük sahabileri biz çocuklardýk
Bediri, Hayberi, Mekkeyi özlerdik, sabaha kadar uyumazdýk

Mekkenin derin kuyulardan iniltisi gelirdi

Kediler mangalýn altýnda uyurdu
Biz küllenmiþ ekmekler yerdik razý
Ýnanmýþ adamlarýn övüncüyle
Sabýrla beklerdik geceleri

Þimdi hiçbirinden eser yok
Gitti o geceler o cenk kitaplarý
Daðýldý kalelerin önündeki askerler
Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi

 

Denizin Kentini Yaktým

Denizin kentini yaktým
Výzýldayýp duran kafamýn ortasýnda
Denizin kentini yaktým
Hurma þýrýltýlarýyla

Denizin kentini yaktým
Beni çocukluðumdan koparan
Denizin kentini yaktým
Bir kent kadýn kabuklarýndan

Denizin kentini yaktým
Miras kalmýþ bir alevle
Denizin kentini yaktým
Veli aðaçlarla kalbi atan mermerle

Tanrýyý anarak kalbi atan
Cami sütunlarý boðdu
Sararmýþ gözyaþlarýyla
Kararmýþ denizin kentini

Ýstanbul ey sevgili þehir
Dön dön karadan gelen sesime
Son veren zaman yatýrýnda
Denizden getirilen biçimine

 

Doðum

(Leyla'nin doðumu için Mecnun'un sonradan söylediði)

I.

Çið düþtü göklerden
Ve bir bahar günü doðdun sen

Güvercinler geçti menekþelerden
Ve bir bahar günü doðdun sen

Kendi kendine ayna olan nergislerden
Leylaklarýn gün doðuþu ürperiþinden
Zambaklarýn kýyý kýyý bakýþýndan
Geldin sen
Ve rüzgarlar karlarý süpürdüðünde
Ve insaný çýldýrtan kuþ sesleri iþitildiðinde
Birdenbire aydýnlandý annenin yüzü
Ve bir bahar günü doðdun sen

Ýlkin horozlarýn gözüne göründün
Dünyaya haber verdiler ötelerden
Baban yeni dönmüþtü eve ýraklardan
Birden aydýnlandý annenin yüzü
Ve bir bahar günü doðdun sen

Marta bakan biliyordu geleceðini
Nisana bakan görüyordu alaca renklerini
Kýzýl ve yeþil seherini
Mayýsa bakan buldu seni
Ve bir bahar günü doðdun sen

Sana Leyla dedim Suna dedim þiirlerde þarkýlarda
Gerçek adýn bir fýsýltý gibi kaldý aðýzlarda dudaklarda
Çatlar yüreðim bir nar gibi o sýrrý anar da
Avunurum doðumundan gelen muþtulu armaðanlarla
Melekler gökten geldi armaðanlarla
Ve bir bahar günü doðdun sen

Bir bahar günü doðdun sen
Baharýn ta kendisi oldun sen
Þimdi her baharda doðan çocuklarla
Sen en aþýlmaz boya tenlerinde saçlarýnda
Sen görünür görünmez ufuklarda
Karlar erir erir kaçar kaçar da
Gökler yaðmur biçiminde güler aðlar aðlar da
Güneþ öðünerek yansýr yansýr da sularda
Gelirsin her baharda
Bir diriliþ gibi ölü dünyaya
Ölüler gölgenden ateþ ala ala
Ekilip biçilip yanký yapa yapa
Yaz sýcaklýðýndan arta arta
Birer birer çýktýlar gönlümüzün aynasýna tarlasýna
Ki bir bahar günü doðdun sen

Güller dönüþtüler yatak çarþaflarýna
Leylaklar yaklaþtýlar korka korka
Nergisler benliðimizin ortasýndan baka
Gelip fon oldular insanýn
Bir kere daha
Sende yeniden yaratýlýþýna
Bir bahar hali yaratýþýna

Bir bahar günü doðdun sen
Baharýn ta kendisi oldun sen


II.

Sonbahar benim ölümüm kýrmýzý kýrmýzý yanýþým karaaðaçlarda
Senin ak doðumunu daha çok ortaya koymak için
Toplayýp geliþim güzü bütün sarýlarýmla loþluklarýmla
Çürüyen solan evrenin karþý koyuþu
Senin baharda doðusunun anýsýna

Ah o ne sýtmadýr güneþteki sýtma baharda
Her an senin doðumun yaþamaktan gelen
Ve güzün güneþte bir kuruyuþ bir daðýlma
Benim ölümümden gelen haykýrýþ ve aðlayýþlarla
Bir ömür boyu oldum salt ölüm kemiði
Parlamak için senin doðumundan gelen fosforlarla
Eve girmekte geç kalan çocuklar görecektir geceleri
Aþk baharýnýn sessiz direniþini
yanýp duran ýþýklarda

Yaz güneþi biriktirdi biriktirdi
Sonbahar yapraklarda delirdi
Kýþ derin çizgileriyle devrildi
Bahar gül tanklarýyla çiçek çaðlayanlarýyla belirdi
Ve bir bahar günü doðdun sen

 

Doktorun Karþýsýnda

Doktor bir kavisim var bir kavisim var
Geçen günden beri bir kavisim var
Ondan bir akýntý mýdýr yarasalar
Bir kavis önünde linç mi demek kurtarýlacak bir kent ki
Yeþil bir toprak selameti
Bir kabrin bir cihanlýk cömertliði cesareti
Kitaplardan kitaplara
Atýlarak eriþilmiþ bir saygý saati
Bir kýraðý yapraðýnda son direniþ çiçekleri
Ölen bir hristiyanda bir yahudi zambak sesi
Çarþýlarýn boþluðunda ben bir eski çeþme yasý
Affedersiniz doktor siz süryani misiniz
(Hayýr ben süryani deðilim ama arkadaþim süryani)

Ben çok incil gördüm çýkmamýþ boyalari
Biraz daha gerilmiþ yazýldýðý ceylan derisi
Ama silinmiþ ölüme karþý dayatan
Lazarý ayaða kaldýran muþtu defnesi
Bütün defnelerý kýrdýk bir güveç neþesi
Fýrýnlar açýldý narlar kurudu
Kuyu deþtik sular çekildi
Doð ey kuyruklu yýldýzý ülker kümesi
Bilirim en çorak topraðýn bile var bir kehaneti
Bir kerameti
Bir gelecek zaman ticareti
Demet demet muþtularý
Demet demet nimetleri
Doktor siz süryani misiniz
Yani eski bir süryani
(Hayýr ben süryani deðilim ama arkadaþým süryani)

Bilirim bilirim incilden yola çýktýnýz
Ama yolu çabuk þaþýrdýnýz
Ýncilden kendinize bir þeyler katacaðýnýza
Kendinizden incile çok þeyler kattýnýz
Sevdiniz öyle sevdiniz ki sevdiðinizi tutup mermere iþlediniz
Ama sonra tutup mermere taptýnýz
Mermeri kadeh kadeh
Bir alacakaranlik gibi içtiniz
Sonra kustunuz mermeri
Çaðlarca kustunuz mermeri
Ey mermer kusan ýrk
Ey oruçsuz tiyatro
Acýkmýþ iftarsýz acýkmýþlar
Güneþten baþka ne bulmuþsa yemiþ olanlar
Doðuya hücum demek doðuya hücum var
Iþte size bir kent ki
Yanlýþ yanan bir linç ampulünden
Size eþsiz bir þölen var
Kemiklerimin ýþýklarindan
Ýyi sanat doðrusu misyonerlik
Doktorluk gibi doktor
(Hayýr ben süryani deðilim ama bir arkadaþým var)

*
Siz çin diyorsunuz anlýyorum
Bir pirinç hastalýðý falan
Geçiyorsunuz da bengisulardan
Bir hýzýr hýzarýndan
Bir tabut pýnarýndan
Gözümün hastalýðýndan
Nasýl ki Meryem de bir çocuk sezmiþti Cebrail sularýndan
Nasýl ki yeþil sancaklar inmiþti bir gün Diyarbekir surlarýndan
Kurtarýyordunuz beni
Bana bir gemi gibi yaklaþan
Üsküdar akþamlarýndan
Fatih camii gibi aydýnlýktýnýz
Bir fakir ölüsü kadar sessiz ve sade
Saðýmda kýrgýn solumda çýlgýn
Önümde Yakup Yusuf ve Ýshaktýnýz
Arkada kaynak sular kadar berraktýnýz
Dün akþam üzeri güneþi siz batýrdýnýz
Baþkasý deðil doktor güneþi siz batýrdýnýz
Ama inandim ki doktorsunuz deðilsiniz süryani
Doktorsunuz doktordan baþka birþey deðilsiniz yani

 

Donuk Aþk

Yine akþam oldu,
Yalnýzlýk omuzlarýma çivisini çaktý yine,
Uzaklýk ayný gerçi,
Heryerdeyken olan uzaklýðýn pek deðiþmedi,
Yine akþam oldu orda olduðu gibi,
Görebiliyorum seni burdan da,
Aynýsýydý ordayken de,
Uzaklýktan korkmuyorum belki de,
Orada da aynýydý uzaklýk gerçi
Donuklaþmýþ oldu artýk bu,
Bir o kadar da hüzünlü romanlar gibi,
Galiba ben baþtan kaybetmiþim,
Belki de ben baþtan kazanmýþým, insanlýk kaybetmiþ...

 

Ey Sevgili

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bak1ma bu sürgünün bir süregi
Bütün törenlerin sölenlerin ayinlerin yortularin disinda
Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layikolmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim


Aþkýn bu en onulmazýndan koparýp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüregime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yoruldugum ayakabilarimdan degil
Ayaklarimdan belli

Lambalar egri
Aynalar akrep melegi
Zaman çarpilmis atin son hayali
Ev miras degil mirasin hayaleti
Ey gönlümün dogurdugu
Büyüttügü emzirdigi
Kus tüyünden
Ve kus südünden
Geceler ve gündüzlerde
Insanliga anit gibi yükselttigi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünüm benim


Bütün siirlerde söyledigim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandim Salome'nin Belkis'in
Bosunaydi saklamaya çalismam öylesine asikarsin bellisin
Kuslar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devsirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alir sonsuzlugun haberini
Ey gönüllerin en yumusagi en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yillar geçti sapan ölümsüz iz birakti toprakta
Yildizlara uzaniphep seni sordum gece yarilarinda
Çati katlarinda bodrum katlarinda
Gölgendi gecemi aydinlatan essiz lamba
Hep Kanlica'da Emirgan'da
Kandilli'nin kursuni safaklarinda
Seninle söylesip durdum bir ömrün baharinda yazinda
simdi onun birdenbire gelen sonbaharinda
Sana geldim ayaklarýna kapanmaya geldim

Af dilemeye geldim affa layik olmasam da
Ey çagdas Kudüs (Meryem)
Ey sirrini gönlünde tasiyan Misir (Züleyha)
Ey ipeklere yumusaklik bagislayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Daglarin yikilisini gördüm bir Venüs bardaginda
Köle gibi satildim pazarlar pazarinda
Günesin sarardigini gördüm Konstantin duvarinda
Senin hayallerinle yandim düslerin civarinda
Gölgendi yansiyip duran bengisu pinarinda
Ölüm düsüncesinin beni sardigi su anda
Verilmemis hesaplarin korkusuyla
Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layik olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünüm benim

Ülkendeki kuslardan ne haber vardir
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardir
Ask celladindan ne çikar madem ki yar vardir
Yoktanda vardan da ötede bir Var vardir
Hep suç bende degil beni yakip yikan bir nazar vardir
O sarkiya özenip söylenecek misralar vardir
Sakin kader deme kaderin üstünde bir kader vardir
Ne yapsalar bos göklerden gelen bir karar vardir
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardir
Yanmissam külümden yapilan bir hisar vardir
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardir
Sirlarin sirrina ermek için sende anahtar vardir
Gögsünde sürgününü geri çagiran bir damar vardir
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adli bir çinar vardir
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili

 

Hýzýrla Kýrk Saat'ten

HIZIRLA KIRK SAAT'TEN




2.
Ey yeþil sarýklý ulu hocalar bunu bana öðretmediniz
Bu kesik dansa karþý bana bir þey öðretmediniz
Kadýnýn üstün olduðu ama mutlu olmadýðý
Günlere geldim bunu bana öðretmediniz
Hükümdarýn hükümdarlýðý için halka yalvardýðý
Ama yine de eþsiz zulümler iþlediði vakitlere erdim
Bunu bana söylemediniz
Ýnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler
Bunu bana öðretmediniz
Kardeþim Ýbrahim bana mermer putlarý
Nasýl devireceðimi öðretmiþti
Ben de gün geçmez ki birini patlatmayayým
Ama siz kaðýttakileri ve kelimelerdekini ve sözlerdekini
nasýl sileceðimi öðretmediniz

Bir kentten daha geçtim
Buðdaylarý yakýyorlardý
Yedikleri pirinçti
Birbirlerine açýlan borular gibi üfürüyorlardý
Sonra birbirlerinden borular gibi çýkýyorlardý
Pirinçler gibi çoðalýyorlardý
Atlarýný yalnýz atlarýný cana yakýn buldum
Öpüp çýkýp gittim yelelerini

 

Ýlk

Yanlýþ trenden indin seni þehrin aynasýndan geçirdiler
Sana baktým yýllarca hep ayný özlem penceresinden
Yürüyen ve kaçan yalýn ve çocuksu özlem penceresinden
Denize karsý küçüle küçüle giden evleri
Ýnce ince karþýlardýn olaðan karþýlardýn
Þen dünya içinde sen dünya içinde bir avuç þen dünyaydýn sen

Bahar bilgisi güneþ rengi at soluðu ve sen
Seni çaðýrýyorum geç gel aðlayan son bakireler içinden
Kadýnlar taþ heykeller gibi gelip gecer sarý kayalardan
Hangisine baksam sen kýmýldar sen seslenirsin içerlerden
Çekil karþýmdan sultaný cariyelerde aramak körlügü diyorum
Körlük güneþe ve gözlerime doðru gelen

Sen bir el uzanýþýyla aydýnlanan yeni ay mýsýn
Geyik resimleriyle kabarýk her köþen
Geyik derisinde akan ilk nehir
Bir el uzanýþýyla
Ýlk sokaðýn aðzýnda kaybolursan aðlayacaðým
Leylaklarla akrepler gözlerine bakýp insan olurlarsa
Çocuk cennetinde günahlarýn ilkini sen iþliyorsun demektir Suna
Parlayan denizler gürültüsüz þiirler kapanan kapýlar sana
gök taþlarýný getiriyorlar
Seni sayýklýyor
Denemesi yanlýþ yapýlmýþ ilk ok

 

Ýnci Dakikalarý

Sen bana yeni yýlsýn her dakika
Her dakika bir yaþýma daha giriyorum

Sen benim üstüne titrediðim güzel ve yeni
Saatim kadar saadetimin gözbebeði zamansýn
Ben bin parçaya bölündüm her parçasýnda
Her parçasýndayým kýrkayak sesli boðuk arkadaþlýðýn
Çalkantýsýz Üniversitenin yalnýzlýðýn ve aðlamanýn
Erkek aðlar mý diyeceksin
Hayberin kapýsý aðlar mý erkek aðlar mý
Ben yel gibi erkekler aðlar diyorum
Bir dakika aðlar yýlbaþý dakikasýnda
Daha gözlerimin gerçek yaþlarý belirmeden
Aðlamak diye bir þey yoktur diye bir þey
Yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya
Çürük ve havada asýlý tahtalar üstünde
Hafif kedi ayaklarýyla yürür gerçekten yürür ya
Sen benim aðlamamý erkeklýðýme
Uyanan ölmeyen yenilenen
Azgýn kýþlar içinde keskin baharlar bulan
Seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliðime say

Bütün bir yýl bütün bir yaþama boyu
Gizli heybelere binbir gece eþyasý doldurduðuma say

Ben otomobilleri böylesine yankýsýz saðýr komam
Öyle bir isyan þiiri var ki ben onu yakalayacaðým
Bu yunan þehrinin düzenini öper ve yalvarýrým
Þehrin ölümünü yanlýþ anlama
Gözleri kör oldu doðrudur ama o kadar
Ve þehrin gözlerini geri verme dakikalarýdýr bu yýlgýn çanlar

Senin odan günýþýðý en güzel müzik bana
Farklýlýklar odasý
Giden tren buharlarý içinde örümcek aðý
Sen güzel örümcek aðý yaþamakla yaþamamak
Doðduðumuz þüpheyle öldüðümüz þüphe arasýna gerilmiþ
Garip bulut farklý müzik güzel örümcek aðý

Ben bir yabancý buðunun kokusunu alýyorum
Bu kokuyu alýyorsam onulmaz kýskançlýk yaramdandýr
Benim garipliðime bakma benim kýskançlýðýma bakma benim
Ýncilerin ilk gerçek ve yeni yorumunu bulur gibi oluyorum
Bu inciler denizlerin en karanlýk noktalarýnda bile yoktur
Benim ak ve kara kayalar içinde bulduðum inciler
Bu inciler sen olmasan bende bile yoktur
Olduklarý yerde bile

 

Ýþaret

Ne zaman yandi elin
Ne zaman yakti ellerini hatiram
Ne zaman bir yuzuk gibi takti hatiram
Bu gizli ve aci isareti, gelin

 

Kan Ýçinde Güneþ

Polonyanýn kaný beyazdý
Ýsyan bir bayraktý süt içinde
Porselenlerden yapýlmýþ Polonya
Kýrýlan heykel ve heykel aþklarý
Ve Venüsün kýrýk kolu Polonya

Polonya Polonya sana günaydýn
Karanlýklardan çekip kaderini
Ýlk aydýnlýða çýkardýn

Ama ben Peþteye dönüyorum
Peþte bir kan çemberi
Iþýklý çemberler içinde ölüler
Konuþturuyorlar sfenksleri
Öðretiyorlar kelimeyi doðan
Çocuklara kutsal kelimeleri
Kelime en güçlü silahtýr
Tutar þehri ve insaný

Elektrik lambalarýnýn altýnda
Kadýn kanlarý
Kadýnlar susmuþtu
Konuþan erkekti
Kadýn gömlekleri yýrtýlýyordu
Anne gömlekleri
Ve mesut dakikalarý beklemiþ
Bütün saatler
Týrak deyip durdu

Günah duvarýna düþmüþ
Þehrin beyaz kaderi
Ve kan aynasýnda
Macar gölgesi

Macar kasý gergin

Kan büyüyordu
- Ýþin kötüsü gözüm görmüyor
- Silah ýslandý atamýyorum
- Çevrem kýpkýrmýzý oldu
Ellerim yapýþ yapýþ
- Kelimelerimi duyuyor musun?
................................................
Dünyaya kan ismi veriniz

Sokak fenerlerine asýlmýþ
Güzel ve canlý ölüm
Aydýnlatýyordu gerçeði
Telgraf direklerine çekilmiþ
Düþman ölüleri bir bütün
Apayrý bir varlýk insandan
Günah kadar çirkin
Ve Tanrý düzenine aykýrý
Bir ur kocaman

Ölüm yayýlýyordu ölüyordu gece bile
Ýþleyen makinalar kalmýþtý yalnýz
Ve onlarýn kollarý insanlar
Zalim kelimesinin gözbebeði
Ýnsan deðil alet
Aletin aleti
Kör
- Tanrý onlarsýz deðil
Ama onlar - Tanrýsýz

Geride ve Peþtede kan vardý
Budanýn bir kelimelik heykeli kan içinde
Ve güneþ yavaþ yavaþ yükseliyordu Peþte daðlarýnda
Ve kan pýrýl pýrýldý
Kýzgýn ve kaynar
Bin güneþ yanýyordu kanda
Küçük fakat saðlam

 

Kapalý Çarþý

Kendi yastýklarýna gölge salmasýn
Çocuklarýnýn öpüþleri onlara anlat
Onlara anlat yaðmur karþýlýklý yaðar
Ruhlarýn içindeki müzikle karþýlýklý
Kapalý çarþý içinde bir sigara
Bir keman kýlýfý senin saçlarýna sürünen yað
Onlara anlat kadýnlarýn gözlerinin içinden geçer
Kapalý çarþý ve kapalý çarþýyý götüren saat

Bir inci gerdanlýk dumanlarý içinde kapkara
Anlamaða baþladýðý aðýr ve çekilmez kelimeler içinde dað
Senin resmin ince gerdanlýðýn siyah parlaklýðý içinde ýþýklý
Iþýklý ýþýksýz yandan ve önden ýþýksýz arkadan ve içten ýþýklý
Onlara anlat ki insan kelimelerden ve þiirden yaratýlmadý
Tüyler içinde gelen yeni dünya
Bir sandalye kadar hür olduðu gün
Sen cuma gününün hürriyet kadar kutsal olduðunu onlara anlat

Benim aynamý küçültüp büyülten onlar
Benim aynamý aynalýktan çýkaran
Kapalý çarþýlar içinde fikre ve gerçeðe
Neler neler etti anlarsýn onlar
Þemsiyeler gibi
Felaketlerin en þakacýsýna açýlýveren onlar
Kendi yastýklarýna düþmesin
Dostlarýnýn kadýnlarý üstündeki gölgesi onlara anlat
Kapalý çarþýlar içinde
Aslanlarýn aðaç kabuðuna yazdýðý þiir
Kapalý çarþý içerisinde
Açýk ve keskin yumuþak ve güzel Kur'an sesleri
Kapalý çarþý içinde kapalý rüya çarþýlarý
Kapalý çarþý içinde öfke ve af çarþýlarý

Kapalý çarþýya gittiðin zaman
Bir yangýn sonrasýnýn gazetelerini okudun
Bir gazete uzun ve kul olmuþ bir gazeteydi kapalý çarþý
Mavi gözlü bir gazete
Kapalý çarþý içinde bulutlarýn en senin olaný
Sen bana kapalý çarþý
Þüphesiz o kadar satýlan ve alýnanlar var ki
Þüphesiz bir harita kýrýðý
Bir yapma deniz parçasýyla kapalý kapalý çarþý

Sen kapalý çarþýlar üstüne yaðmur yaðaný
Yaðmurun iyi ve doðru yaðmadýðýný onlara anlat

 

Kar Þiiri

Karýn yaðdýðýný görünce
Kar tutan topraðý anlayacaksýn
Toprakta bir karýþ karý görünce
Kar içinde yanan karý anlayacaksýn

Allah kar gibi gökten yaðýnca
Karlar sýcak sýcak saçlarýna deðince
Baþýný önüne eðince
Benim bu þiirimi anlayacaksýn

Bu adam o adam gelip gider
Senin ellerinde rüyam gelip gider
Her affýn içinde bir intikam gelip gider
Bu þiirimi anlayýnca beni anlayacaksýn

Ben bu þiiri yazdým aþkýn çeþidi
Öyle kar yaðdý ki elim üþüdü
Ruhum seni düþününce ýþýdý
Her þeyi beni anlayýnca anlayacaksýn

 

Kara Yýlan

Güneþin yeni doðduðunu sana haber veriyorum
Yaðmurun hafifliðini topraðýn aðýrlýðýný
Ve bütün varlýðýmla kara yýlan seni çaðýrýyorum
Seni çaðýrýyorum parmaklarýmdan süt içmeðe
Pamuðun aðýrlýðýný yapan daðýn hafifliðini
Sana haber veriyorum yeni doðduðunu güneþin

Ben güneyli çocuk arkadaþým ben güneyli çocuk
Günahlarým kadar ömrüm vardýr
Aðarmayan saçýmý güneþe tutuyorum
Saçlarýmý acýnýn elýnde unutuyorum
Parmaklarýmdan süt içmeðe çaðýrýyorum seni
Ben güneyli çocuk arkadaþým ben güneyli çocuk

Ben çiçek gibi taþýmýyorum göðsümde aþký
Ben aþký göðsümde kurþun gibi taþýyorum
Gelmiþ dayanmýþým demir kapýsýna sevdanýn
Ben yaþamýyor gibi yaþamýyor gibi yaþýyorum
Ben aþký göðsümde kurþun gibi taþýyorum

Seni süt içmeðe çaðýrýyorum parmaklarýmdan
Kara yýlan kara yýlan kara yýlan kara yýlan

 

Kav

Otomobil birden çýkýyor yoldan
Bir deniz kýyýsýnda duruyor
Büyü býçaðý koparýyor onu gri harmanili kayalardan
Yalnýz sýrtlarýndan sezilen haçlý erleri kayalardan
Kayalar kapatýyor onun arkasýný som
Düþünceyle þekerlendirilmeden
Günse eriyor yön yön Van Gogh'su bir kýrmýzýlýk
Kirazlarýn ve güllerin tifoya kardeþ çýkan rengi
Kokularý bile kýpkýrmýzý olan güllerin
Ve otomobilden inen sensin iki avcunda deniz
Çevrene üþüþen zeytin aðaçlarý
Arkandan inenler o kimlerdir ki avuçlarýna gülüyor
Oluþa gülüyorlar kuþlara çocuklara
Ki senin ellerini görmek bir kurtuluþtur çocuklara
Sen yüzünde Akdeniz memnunluðu sen Truvalý Helen
Sana gelmiþ bütün yunanlýlar atlý arabalarla
Atlarla otomobillerle uçaklarla
Bütün kiraz yangýný çocuklarý andýktan sonra
Evrenin akþamýndan döndünüz evlerin parmaklarýna

Almýþsýn üstüne örtücülüðünü siyah kahverenginin
Aðaç gövdelerinin kavlarýn rengini
Tabiat seninle canlý ve yeni
Tabiatý duruþun ve bakýþýnla verimlendirmiþsin
Ey geçmez gençliðin telâþsýz sesi
Sesinle ölümü ürkütmüþ terletmiþsin
Bir piknik yer altý gençliðine gözlerin
Saçlarýn bir baþlangýç eski zaman leylâklarýna
Bir vakit gelse ki kapansam ayaklarýna
Geçen zamaný yanlýþ bir rüya gibi yorumlasam
Resmini yunanlýlardan kalma kayalara oysam
Gitsem Bergama Tiyatrosunda seslensem ismini
Benimle birlikte tabiat çaðýrsa seni
Eski çað çaðýrsa seni
Yeni çað çaðýrsa seni
Her piknik gezintisinde yaptýklarý gibi
Çiçek kuþ arý ve mavi gökte güneþ
Seninle donanýrlar çocuk oyunlarýnda dað düðünlerinde
Ve kayalar ilk olarak atalardan arýnmýþ
Büyümüþ denizden gelen sabýrsýz seslerle
Sonbahar papirüslerini birer birer atmýþ
Kentse yüzyýllarca ilerde ve ötede
Sen halk ve çocuklar ve bir portatif çadýr
Ve kalakalmýþ bir oto uçurum kenarýnda
Hafta içi gel gitleri denizde kanayýp ýslanýþ
Güneþ sevinçli yaþlarla kararmýþ
Tabiatla konuþmaya baþlarsýn bardaklarýn derinliðinde

Çin çay bardaklarýnýn
Birbirinizi yitirirsiniz tabiatýn sisinde
Biriniz Kafdaðýnda biriniz Çinseddinde
Deniz yüreðinizin telâþsýzlýðýndan aydýnlýðýný emer de
Akþamýn üstüne boþanýr yanar beyaz gecelerde
Ýyot kokulu yalnýzlýk panayýrlarýnda
Ben bir peri masalý gibi anýlýrým o anda
Gelip geçen bir nöbet gibi o anda orada
Saçýlan eþya toplanýr otomobil çalýþtýrýlýr dönüþ baþlar
Tabiatla son alýþveriþi yapar çocuklar
Deniz yavaþ yavaþ siyah bir kabuk baðlar
Çayýrlar üzerinde soðan yumurta kabuklarý büzülmüþ kâðýtlar
Sende kadýnlýðýn o sonsuz gülümsemesi ve toparlanýþý var
Gözler hep arkadadýr acaba unutulan bir þey mi var
Mutlaka unutulan bir þey var
Gün bir bomba gibi düþer ve batar
Arkaya son bir göz atýlýr otomobile doluþulur
Þimdi sizi tabiattan koparan geri alan bir asfalt
Þehrin düþüncelerini yayýnlayan kalorifer bacalarý
Oraya buraya koþuþan insanlar
Ve bütün ýþýklar yanar

 

Kervan

Mecnun bu olgunluk yýllarýnda
Koþtu kervandan kervana
Hizmet ederek insanlara
Erdi teselli pýnarýna
Zamaný hatýraya karþý kullandý
Aþka karþý hakikatle donandý
Þefkat merhamet ve hakikat
Aþka karþý aþkla birlik silah ve at
Ve Tanrý'nýn saltanatý tek saltanat
Bu görüþle karýþýp insanlara
Buldu çoklukta tek bir manzara
Her iþin sonu baþý Tanrý
Alýnyazýmýzýn heykeltraþý Tanrý
Tek var olan O...gerisi gölgeler

Sabah uyanýp karþýlamak yeniyi
Ufuklara bakýp beklemek yeniyi
Kudüs'ü gördü Þam'a vardý
Biri güneþin parça oluþu
Biri aydan düþmüþ bir mezardý
Biri selvi biri çýnardý
Biri ayna biri duvardý
Kervanlarý þehirlere þehirleri kervanlara
Çevirerek içinde sürüp gitti bu macera
Eþyada alevlenip alevlenip sönüþ
Dolaþýp dolaþýp Tanrý'ya dönüþ

Tenha kaldýðýan çadýrlarda
Kalbine inerdi bal rengi bir levha
Yeni bir yazý çözmeðe uðraþýrdý
Ýnsanlara kapalý harflerdi savaþtýðý

Bir gün Leyla'nýn evlendiðini duydu
Ýçinde bir ses dedi: ne acý düðün bu
Baþkaldýrdý bu sese: hayýr hayýr dediKendine, þeytana karþý haykýr dedi
Lekeleri gitti lekelenmez ismin
Öyleyse alkýþ tut öyleyse Mecnun sevin
Geceler, yýldýzlar, yakýn yýldýzlar
Toplanýn Leyla'nýn oraya yýldýzlar
Saçýn saçýna çiçekler yýldýzlar
Benden bir þimþek çizin havaya
Bir dokunur dokunmaz gibi bir esiþ gibi
Ýyilik dileklerimi býrakýn yýldýzlar
Böyle düþünüp sevinme ve üzülme arasýnda
Günlerce düðünün akýnda kabusun karasýnda
Zorladý ölümle hayatýn sýnýrlarýný
Bir uçtan bir uca var ve yok olmanýn sýrlarýný

Annenin ölümü babanýn ölümü
En kara haberler düðümü
Geldi gitti yýktý Mecnun'u
Aylarca bilinmezle pençeletti O'nu
Bir kez bir kez daha vurdu yere
Tunçlaþtý çelikleþti Kays iþte böylece

Ve alýþtý bütün bu olanlara
Yaz kýþ durgunluk ve fýrtýna
Ayný varoluþun dönüþümleri
Gün deðiþiminin aynadaki izdüþümleri
Gibi bir etkiye dönüþtü O'nda
Böyle bir yoruma kavuþtu sonda
O ve Leyla ayný kadere susamaktalar
Birlikte de olsalar ayrý da olsalar
Ayný günün biri gecesi biri gündüzü
Ayný alýnyazýsýnýn cevheri ve yüzü
Sevgi gözde deðil gönüldedir
Vücut deðil ruhtur aþka kadir
Hersey havada bir toz gibi döner durur da
Yok olur sonunda Tanrý'nýn varlýðýnda
Yaþamak Tanrý uðruna Tanrý içindir
Geri ne varsa tahttan indir
Ruh hürdür Tanrý sevgisiyle
Baðlý deðil zaman ve yer ilgisiyle
Artýk buluþmuþlardýr Tanrý katýnda
Bir yersizlik ve zamansýzlýk saltanatýnda
Bir þey deðiþmez gelse de gelmese de Leyla
Farketmez gitse de gitmesede Mecnun O'na

 

Köpük'ten

Portakal büyüsüdür yalayan seni beni
Kentte baþlarken gece horozun terk ettiði
Bir kadýný havlýyor taþýyor o ýssýz köpekler ki
Kýrmýzý bir karpuzun ortasýndan kesilen o köpekler ki
Deniz mi dedin ne denizi
Ben Kristof Kolomb'un uþaðý deðilim
Ben ýrmakçýyým denizci deðilim
Kulaðýmda ne bir aþk ne de bir kürek sesi
Bir meydan uðultusu barbar bir inþaat sesi
Bir kere kente girdin
Bir kadýný al onu yont yont anne olsun
Her kadýn acýma anýtý bir anne olsun
Çocuklara açýlan mavi kýrmýzý pencere anne
Sen bu þehrin sokaklarýndan geç sonsuz pencerelerle
Bir insaný al onu çöz çöz çocuk olsun
Ve sonra yýpratýlan ne
Mavi bir alýkonan
Bu köpekler neyi havlýyor hangi kadýný
Bu horozlar neyi ürperiyor çocuklarý mý
Sabah ki marul ortasý kýrýlan bir gemi direkte
Vakit çiçek bozuðu bir akþam terkisi
Bana ayrýlan hangi Arap atýnýn terkisi
Hangi çadýr düþüncesi ve çöl
Bir mermerin rüzgârdaki savruluþu çöl
Kadýn giyeceklerinin kývranýþý kýzýlda
Bir kýrmýzý biber salgýný develer
Yeter suyun anýtlaþmasý çelik çelik biatý

Bir kere kente girdin
Felçli kadýn karyolaya baðlý Haliç
Engenlik gençkýzlýk iþletmesi karyola ki
Bekâr bir ölümün fener alayý þöleni
Azrailin boyuna bülûða erdiði gerdeði girdiði
Eleni Eleni karyolada düþünen kadýn
Yalnýz ve som karyolada düþünen kadýn
Her erkeði papaz sanýp günah günah olarak çýkartan
Her gece güneþi ýsýran
Köpekler neyi havlýyor hangi gülü
Horozlar neyi ürperiyor savaþý mý
Bir yumurta ortasýnda gece yarýsý
Sen ey þair ki ellerini kollarýný çarmýha gerdin
Ölüm ki tabiatüstü hayatlarýn menaceri
En yeni buluþu intihardýr

 

Köþe

1

Saçlarýný kimler için bölük bölük yapmýþsýn
Saçlarýný ruhumun evliyalarýnca örülen
Tarif edilmez güllerin yankýsý gözlerin
Gözlerin kac kiþinin gözlerinde gezinir
Sen kaç köþeli yýldýzsýn

Fabrika dumanlarýnda resmin
Kirli ve temiz haritalarý doldurmuþsun
Hatýrasýz ve geleceksiz bir iç deniz gibi
Aþka veda etmiþ topraklarda durmuþsun

Benim geçmiþ zaman içinde yan gelip yattýðýma bakma
Ben geleceðin kara gözlü zalimlerindenim
Bir tek köþen bile ayrýlmamýþken bana
Var olan ve olacak olan bütün köþelerinin sahibi benim
Ben geleceðin kara gözlü zalimlerindenim
Sen kaç köþeli yýldýzsýn


2.

Evlerinin içi ayna döþeli
Ayna hatýra gözler ve sevmek
Benim aþkým binbir köþeli ah binbir köþeli
Bir köþe gidince bin köþe yeniden gelecek
Ayna hatýra gözler ve sevmek

Evlerinin içi kabartma bahar
Köþelerde keklik gibi bakýp duran saksýlar
Halýlarý öpe öpe nakýþ yapar nakýþ gibi ayaklar
Siz söyleyin insan seve seve ölmez ne yapar
Köþelerde keklik gibi bakýp duran saksýlar

Evlerinin içi yeni güllerden
Görülmemiþ güneþleri görülmemiþ gözlerine getiren
Sað köþedeki entari sol köþedeki þapka
Beni katýl sularýn ortasýna býraka
Katýl sular güneþi gözlerinden götüren

Evlerinin içi gurur döþeli
Benim aþkým binbir köþeli ah binbir köþeli


3.

Sen geldin benim deli köþemde durdun
Bulutlar geldi üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarýný ýslatan sessiz bir yaðmurdu
Bulutlar geldi altýnda durduk

Konuþtun güneþi hatýrlýyordum
Gariptin yepyeni bir sesin vardý
Bu ses öyle benim öyle yabancý
Bu ses saçlarýmý ýslatan sessiz bir kardý

Diþlerin öpülen çocuk yüzleri
Güneþe açýlan küçük aynalar
Sert içkiler keskin kokular diþlerin
Ýçinden geçilen küçük aynalar

Ve güldün rengarenk yaðmurlar yaðdý
Ýnsaný aðlatan yaðmurlar yaðdý
Yaralý bir ceylan gözleri kadar sýcak
Yaralý bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardý

Sen geldin benim deli köþemde durdun
Bulutlar geldi üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin


4.

Taþlarýn ortasýnda Leylanýn gözleri
Leyla köþe köþe göz göz þiirin ortasýnda
Ben Leylayý bulduðumdan yahut kaybettiðimden beri
Leyla ya o adamýn bardaðýnda ya o daðýn ortasýnda

Ben Leyla gibi güneþ doðarken uyanamam
Þehir gece gündüz benim içimde uyur
Leylayý götürüp Londranýn ortasýna býraksam
Bir bülbül gibi yaþayýþýný deðiþtirmez çocuktur

Leyla diyorsam kesik yanaklarýyla Leyla
Üç köþeli dünyasýyla
Okuyla yayýyla yaylasýyla acýmasýyla
Leyla diyorsam þu bizim gerçek Leyla

Biz seni iþte böyle seviyoruz Leyla
O gitti bize aðlamak kaldý kala kala


5.

Beni yeraltý sularýna karþý iyi savun
Týrnaðýný taþa sürten yitik keçilere karþý
Bu çeþmenin üç köþesinden hangisinden su içecek
Senin bahtsýz ve mesut Eyyubun

Atlarýn en güzel biçimini sessizce kalbime indiriyor
Ýçýmde Ýstanbul çalkanýrken bozbulanýk çeþme
Bir dans için can vermeðe hazýr bekliyorum
Sen orda gelirayak kuklalara insan gibi konuþmasýný öðretme

Su akýyor birikiyor kan lekeleri
Kurtulsam diyorum bir eser buna engel
Öyle büyüyor öyle çoðalýyorsun
Ýstanbul kalmýyor

Hangi köþesinde huzur o köþesinde sen
Hangi köþesinde yeni çaðlara uygun odalar
Ben bölünmez bir þairsem
Sen bölünmez bir anne
Bir çeþme

 

Küçük Na't

Göz seni görmeli, agiz seni söylemeli
Hafiza seni anmak ödevinde mi
Bütün deniz kiyilarinda seni beklemeli
Sen eskimolarin isinmasi sevgililer mahseri

Aklim yeni bir akildir çiçeklerden
Mantigim mantigin üstünde yeni
Içimde Nuh'un en yeni tufani
Dünyaya ayak basiyorum yeniden

Göz seni görmeli agiz seni söylemeli
Bütün deniz kiyilarinda seni beklemeli

Yüzlerce yil geçiyor belki bir bulut geçiyor
Ben yeni dogmus bir çocuk gibi
Herkesin konustugu dilden mahrum
Ama yepyeni bir dil konusmanin sevinci

Bütün deniz kiyilarinda seni anmali
Sen buzullarin erimesi eskimolarin isinmasi

 

Leyla Köþesi

Bir de bakalým Leyla köþesinden
Aþkýn kadýn adlý penceresinden
Býrakmýþtý kendini yazýlmýþ olana
Susmak ve konuþmamak denen cana
Evlenmiþti ve görünüþte mutlu
Þimdiden memnun ve gelecekten umutlu
Fakat bir eksiklik ufacýk bir nokta
Kalbi kurcalýyordu hala
Mecnun ne olmuþtu neredeydi
Nasýldý ne yapýyordu hali neydi
Geceleri loþ gölgeler arasýnda
Kum tepelerinde ay yarasýnda
Mecnuna benzeyen hayaller olurdu
Bu anlarda sanki kalbi dururdu
Bitmiþ olan bir daha mý baþlayacak
Ne çare baþlayan baþlamamýþ
Bitmiþ bitmemiþ olacak
Gibi gelirdi Ona
Ürküntü geçmiþ ama erememiþti huzura
Karanlýk bitmiþ fakat erememiþti huzura
Ay tutulmuþ tutulmuþ kurtulmuþtu
Gçnlu zaman zaman tutmuþtu mustu
Gün kýrmýþtý siyah çerçevesini
Yarmýþtý ýþýkta ötesini berisini
Baskýn korkusuyla ürperen çadýrlarýn
Bugün düzen ve güven, ama yarýn!!
Yarýna bir güvence olmayan
Neye yarar böyle bir þimdiki zaman
Acýyla da olsa dopdolu olan hayat
Boþalmýþtý zemberegi boþalmýþ bir saat
Gibi. Dönmüþtü bomboþ bir kagýda
Agýzdaki tad benzemiyor eski tada
Irmak kurumuþ rüzgar esmiyor
Yakýcý güneþi bir parçacýk bulut örtmüyor
Arzu ve korku iki karanlýk duygu
Yüreginde birbirini kovalayýp duruyordu
Ya bir gün geri dönerse Mecnun
Yine altüst olursa ortalýk bütün
Daha mi iyi olur daha mi kötü bilmiyordu
Bir umut vardý gönlünde eksilmiyordu
Sonra kýzýyordu kendine kýnýyordu kendini
Kapamak istiyordu içinde eskinin kepengini
Eski oldu diyelim ama neydi yeni
Ve nasýl eskitmeli eskimiyeni
Nasýl öldürmeli ölmeyeni
Nasýl diri sayarsýn ölü olaný
Eski bir zehirdi belki ama yeni
Andýrýyordu tatsýz tuzsuz bir yemegi
Beklemek neyi bekledigini bilmeden
Gün günü ay ayý kovalarken
Beklemek bir vaktin dolusunu
Öç alan kaderin zalim oyunu
Her þey akýlla kurulu akýlla düzgün
Ama aklýn içinde olmalý baharat gibi
Bir parça delilik
Oysa mecnun almýþ bütün deliligi gitmiþ
Kupkuru bir hayat kalmýþ ve adeta oyun bitmiþ
Arzulanan zenginlik, at kumaþ ve ziyafet
Yetmez olur insana bir gün elbet
Ýnsan hep birþey umar bekler
Ne oldugunu bilmez fakat
Fakat sonradan duruldu Leyla
Tevekkülle huzuru buldu Leyla
Ruhta kopan fýrtýnalar dindi
Gökten gönle sükunet indi
Anladý ki acý tatlý soguk sýcak
Geçmiþ ve gelecek ayrýlmak ve kavuþmak
Hep ayný varoluþun dönüþümleri
Aydýnlanýþlarý ve sönüþümleri
Her þey havada döner durur
Sonunda Tanrý varlýgýnda yok olur
Ruh hürdür vücut esir
Ruh baldýr beden zehir
Ruh hürdür Tanrý aþkýyla
Baglý degil yer ve zaman kaydýyla
Farketmez gelse gelmese Kays (Mecnun) Ona
Gitse gitmese Ona Leyla
Tanrý katýnda buluþmuþlardýr
Hakikat yurduna kavuþmuþlardýr

 

Leyla'nýn Bir Iþýða Dönüþmesi

Mecnun'la ayný anda mý
Biraz önce mi biraz sonra mý
En yeþil vahalar bereketinde
Bir ýþýða dönüþtü Leyla Ece
Evden yükselen bir ýþýk sütunu
Yükselip tuttu ýþýk olan Mecnun'u
Gördü herkes gökte yarýþtý iki ýþýk
Birbirine kavuþtu iki ýþýk

 

Liliyar

Bu kuklalarýn kukla olmadýðý besbelli
Ne söyledilerse týpýtýpýna gerçek besbelli
Altýn saçlarýný yana atýþý yok mu Lilinin
Lilinin yaðdan kýl çekercesine inanýþý
Lilinin yaðdan kýl çekercesine yaþayýþý yok mu
Kuklalar titremesin ne yapsýn
Adam konuþmasýný bilmezse ne yapsýn
Kuklalarýn kukla olmadýðý besbelli
Lilinin çekip gideceði besbelli
Lilinin dönüp geleceði besbelli

Ekmek ha bakkalýn olmuþ ha Cabaret de Paris'nin
Sen herhangi bir ekmek yiyeceksin iþte Lili
Ekmek ne kadar Allahýnsa Lili de o kadar Allahýn Lili
Yüzün ruhun kadar aydýnlýk ya Lili
Gönlün soðuk sular güzel aynalar gibi ya Lili
Anladýn ya kutunun içinden çýkan mendil
Olamaz Üsküdardan geçeriken bulduðun mendil

-Bizi býrakýp nereye gidiyorsun Lili
Demek bizi býrakýp gidiyorsun Lili
Sen daima güzeller güzelini bulursun Lili
Sen istesen de taþ yürekli olamazsýn
Sen daima güzeller güzeli olursun Lili
Demek gideceksin arkana dönüp bakmayacaksýn
Hangi kuþ hangi þafakta ölecek görmeyeceksin
Öyleyse al bu kürkü bu veda kürkünü Lili
Tüyleri þiirler olan bu mahcup kürkü
Sen daima Sultanlar Sultaný olursun Lili
Demek sen gidiyorsun Lili
Bizi öpmeden mi gideceksin Lili

Lilinin güneþin altýnda duruþu yok mu
Perdeleri sýyýrýp çirkin adamý burnundan yakalayýþý yok mu
Eline bavulunu alýþý yollara koyuluþu yok mu
Çirkin adamýn güzel adam oluþu yok mu
Yaklaþýp onu saçlarýndan yakalayýþý
Uzaklaþýp yollarda yol oluþu yok mu
Lilinin bir tavþan gibi koþuþu
Keklik gibi dönüp bakýþý ve yýldýrým gibi koþuþu yok mu
Adam da tam o zaman kapýdan çýkmaz mý dýþarý
Lilinin adamýn boynuna çocukça ve çýlgýnca atýlýþý yok mu

Ben konuþmasýný bilmem Lili

 

Masal

Doðuda bir baba vardi
Batý gelmeden önce
Onun oðullari batýya vardý


Birinci oðul batý kapýlarýnda
Büyük törenlerle karþýlandý
Sonra onuruna büyük þölen verdiler
Söylevler söylediler babanýn onuruna
Gece olup kuþtüyü yastýklar arasýnda
Oðul masmavi þafaðin rüyasýnda
Bir karaltý yavaþça tüy gibi daldý içeri
Öldürdüler onu ve gömdüler kimsenin bilmediði bir yere
Baba bunu havanýn ansýzýn kabaran gözyaþýndan anladý
Öcünü alsýn diye kardeþini yolladý

Ýkinci oðul Batý ülkesinde
Gezerken bir ýrmak kýyýsýnda
Bir kýza rastladý daðlarýn tazeliginde
Bal arýlarýnýn taþýdýðý tozlardan
Ayna hamurundan ay yankýsýndan
Samanyolu aydýnlýðýndan inci korkusundan
Gül tütününden doðmuþ sanki
Anne doðurmamýþ da gök doðurmuþ onu
Saçlarýný güneþ destelemiþ
Yýllarca peþinden koþtu onun
Kavuþamadý ama ona
Batý bir uçurum gibi girdi aralarýna
Sonra bir kýþ günü soðuk bir rüzgâr
Alýp götürdü onu
Ve ikinci oðulu
Sivri uçurumlarýn ucunda
Buldular onulmaz çýlgýnlýklarýn avucunda
Baba yaðmurlardan anladý bunu
Yaðmur sularý aci ve buruktu
Ýþin künhüne varsýn diye
Yolladý üçüncü oðlunu


Üçüncü oðul Batýda
Çok aç kaldý ezildi yýkýldý
Ama bir iþ buldu bir gün bir maðazada
Açlýðý gidince kardeþlerini arayacaktý
Fakat batinin büyüsü aðýr bastý
Ýþ çoktu kardeþlerini aramaya vakit bulamadý
Sonra büsbütün unuttu onlarý
Þef oldu buyruðunda birçok kiþi
Kravat baðlamasýný öðrendi geceleri
Gün geldi maðazasý oldu onu parmakla gösterdiler
Patron oldu ama hala uþaktý
Ruhunda uþaklýk yuva yapmýþtý çünkü
Bir gün bir hemþehrisi onu tanýdý bir gazinoda
Ondan hesap sordu o da
Sýrf utançtan babasýna
Bir çek gönderdi onunla
Baba bu kaðýdýn neye yarayacaðýný bilemedi
Yýrttý ve oynasýnlar diye köpek yavrularýna attý
Bu yüklü çeki
Ýyice yaþlanmýþtý ama
Vazgeçmedi koyduðundan kafasýna
Dördüncü oðlunu gönderdi Batýya

Dördüncü oðul okudu bilgin oldu
Kendi oymak ve ülkesini
Kendi görenek ve ülküsünü
Günü geçmiþ bir uygarlýða yordu
Kendisi bulmuþtu gerçek uygarlýðý
Batý bilginleri bunu kutladý
O da silindi gitti binlercesi gibi
Baba bunu da öðrendi sihirli tabiat diliyle
Kara bir süt akmýþtý bir gün evin kutlu koyunundan

Beþinci oðul bir þairdi
Babanýn git demesine gerek kalmadan
Geldi ve batýnýn ruhunu sezdi
Büyük þiirler tasarladý trajik ve aðýr
Batýnýn uçarýlýðýna ve doðunun kaderine dair
Topladý tomarlarýný geri dönmek istedi
Çöllerde tekrar ede ede þiirlerini
Kum gibi eridi gitti yollarda

Sýra altýncý oðulda
O da daha batý kapýlarýnda görünür görünmez
Alýþtýrdýlar tatlý zehirli sulara
Içkiler içti
Kaldýrým taþlarýný saymaya kalktý
Ev sokak ayýrmadi
Geceyi gündüzle karýþtýrdý
Kendisi de bir gün karýþtý karanlýklara

Baba ölmüþtü acýsýndan bu ara

Yedinci oðul büyümüþtü baka baka aðaçlara
Baharýn yazýn güzün kýþýn sýrrýna ermiþti aðaçlarda
Bir alinyazýsý gibiydi kuruyan yapraklar onda
Bir de o talihini denemek istedi
Bir þafak vakti Batýya erdi
En büyük Batý kentinin en büyük meydanýnda
Durdu ve tanrýya yakardý önce
Kendisini deðistiremesinler diye
Sonra ansýzýn ona bir ilham geldi
Ve baþladý oymaya olduðu yeri
Baþýna toplandý ve baktýlar Batýlýlar
O aldýrmadý bakýþlara
Kazdý durmadan kazdý
Sonra yarý beline kadar girdi çukura
Kalabalýk büyümüþ çok büyümüþtü
O zaman dönüp konuþtu :
Batýlýlar !
Bilmeden
Altý oðlunu yuttuðunuz
Bir babanýn yedinci oðluyum ben
Gömülmek istiyorum buraya hiç deðiþmeden
Babam öldü acýlarýndan kardeþlerimin
Ruhunu üzmek istemem babamýn
Gömün beni deðiþtirmeden
Doðulu olarak ölmek istiyorum ben
Sizin bir tek ama büyük bir gücünüz var :
Karþýnýzdakini deðistirmek
Beni öldürseniz de çýkmam buradan
Kemiklerim deðiþecek toz ve toprak olacak belki
Fakat deðiþmeyecek ruhum
Onu kandýrmak için boþuna dil döktüler
Açlýktan dolayý çýkar diye günlerce beklediler
O gün gün eridi ama çýkmadý dayandý
Bu acýdan yer yarýldý gök yarýldý
O nurdan bir sütuna döndü göðe uzandý
Batý bu sütunu ortadan kaldýrmaktan aciz kaldý
Hâlâ onu ziyaret ederler þifa bulurlar
En onulmaz yarasý olanlar
Ta kalblerinden vurulmuþ olanlar
Yüreðinde insanlýktan bir iz tasýyanlar

 

Mecnun ve Toz Bulutu

Bir gün Mecnun
Yalnýz ve yorgun
Karþýda bir toz bulutu gördü
Sanki geliyordu O'nu yutmak için
Dedi dur ey toz bulutu
Karanlýðýn bereketi ölüm otu
Acele etme vakit var
Sayýlýdýr saatler dakikalar
Azrail bile senden sabýrlýdýr
Burda sencileyin benim de iþim var
Arzum þu ki ödev bitip gün dolsun
Benim de kaderim mutluca
Bir toz zerresi olmak olsun

 

Mecnun, Mum ve Pervane

Bir gece Mecnun'un yaktýðý
Bir mumun etrafýnda
Dönüyordu
Zavallý incecik bir pervane
Mumsa devrilmek istiyordu
Pervane yerine
Mecnun'un üstüne üstüne
Sevgili mum
Dedi Mecnun
Sevdim seni
Acýdýðýn için pervaneye
Bende önerirdim
Kader izin verseydi
Beni yakmaný
Onun yerine
Ama acele etme vakit var
Sayýlýdýr saatler dakikalar
Azrail bile senden sabýrlýdýr
Burada sencileyin benim de iþim var
Ben herkes için
Deðiþik ve ayrý dozda
Soyut bir otobiyografyayým
Herkesin yaþadýðý bir iç tarih
Hekesin yüreðinden geçen bir coðrafya
Gidip gidip varacaklarý
Fakat ulaþamayacaklarý
Bir panorama
Kaderin zaman zaman
Kabaran kanlara uyguladýðý
Nirengi noktalarý batmýþ
Beyaz bir karanlýða batmýþ
Mutsuzca mutlu bir topoðrafya

Sonra gece bitti mum söndü
Bu söyleþilerle tan atarken
Pervane Mecnun'a
Mecnun pervaneye döndü

 

Mona Roza

Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadý kýrýk kuþ merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller ak güller

Ulur aya karþý kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavþanlar daða
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yaðmur iðri iðri düþer topraða
Ulur aya karþý kirli çakallar

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakýþýn ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek..

Zeytin aðaçlarý söðüt gölgesi
Bende çýkar güneþ aydýnlýða
Bir niþan yüzüðü, bir kapý sesi
Seni hatýrlatýyor her zaman bana
Zeytin agaçlarý söðüt gölgesi

Zambaklar en ýssýz yerlerde açar
Ve vardýr her vahþi çiçekte gurur
Bir mumun ardýnda bekleyen rüzgar
Iþýksýz ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ýssýz yerlerde açar

Ellerin ellerin ve parmaklarýn
Bir nar çiçegini eziyor gibi
Ellerinden belli olur bir kadýn
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmaklarýn

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat on ikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göðe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Akþamlarý gelir incir kuþlarý
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarý
Ahhh! beni vursalar bir kuþ yerine
Akþamlarý gelir incir kuþlarý

Ki be Mona Roza bulurum seni
Ýncir kuþlarýnýn bakýþlarýnda
Hayatla doldurur bu boþ yelkeni
O masum bakýþlar su kenarýnda
Ki be Mona Roza bulurum seni

Kýrgýn kýrgýn bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aþkým sýðmaz öyle her saza
En güzel þarkýyý bir kurþun soyler
Kýrgýn kýrgýn bakma yüzüme Roza

Artýk inan bana muhacir kýzý
Dinle ve kabul et itirafýmý
Bir soðuk, bir garip, bir mavi sýzý
Alev alev sardý her tarafýmý
Artik inan bana muhacir kýzý


Yaðmurlardan sonra büyürmüþ baþak
Meyvalar sabýrla olgunlaþýrmýþ
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsýn ölüler niçin yaþarmýþ
Yaðmurlardan sonra büyürmüþ baþak

Altýn bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanlý kuþ tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapalý gece güne
Altýn bilezikler o kokulu ten

Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadý kýrýk kuþ merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller ak güller

Ölüm (Leyla ile Mecnun)

Anlatacaktým ölümlerini bir sonbahar eþliðinde
Bir kýþ güneþliðinde
Fakat baktým bu ölüm deðil diriliþtir
Tabiatý aþan bir bildiriþtir
Ne güz ne sarý renk bu göçü anlatýr
Bu kan rengi bu kýpkýzýl öçü anlatýr
Görünüþte kýrmýzý gerçekte yeþil
Görünüþte öç hakikatte deðil
Faninin sonsuzla barýþmasý
Affýn maðfiretle yarýþmasý
Yapraðýn düþüþü deðil bu topraða
Bir yýldýrým çarpýþýdýr daða
Sonbahar deðil ilkbahardýr
Ölümden sonra ölümsüz hayat vardýr
Bulutlar açýlýr güneþ çýkar
Yaðmur taneleri inci tanelerine dönüþür
Deniz çalkanýr saçar ortaya hazinesini

Anladým onlar ölmediler
Ölüm adýna
Ölüm maskesini takýnarak
Dönüþtüler bir ýþýða

 

Perili Þiir

(Leyla'nýn doðumunda bir gök yaratýðýnýn söylediði)

Bir peri miydi bir peri miydi
Sevgilim bir peri miydi
Diriliþ dedim diriliþ dedi
Kav dedim kav dedi

Gözleri yumulu bir peri miydi
Gözleri yumulu bir peri miydi
Bir uyurgezer gibi
Bir uyurgezer gibi

Çeþmelerin yankýsý mýydý
Çeþmelerin yankýsý mýydý
Aldý býraktý beni
Aldý býraktý beni

Baharýn gözleri miydi
Baharýn gözleri miydi
Kýrlardan bana baktý
Kýrlardan bana baktý

Iþýðýn kardeþi miydi
Iþýðýn kardeþi miydi
Kirpiklerimi gördü
Kirpiklerimi gördü

Ruhumun þebnemi miydi
Ruhumun þebnemi miydi
Gözyaþlarýma yaðdý
Gözyaþlarýma yaðdý

Öldüðümü bildi
Öldüðümü bildi
Dirildiðimi bildi
Dirildiðimi bildi

Bir peri miydi bir peri miydi
Sevgilim bir peri miydi
Diriliþ dedim diriliþ dedi
Kav dedim kav dedi

 

Ping-pong Masasý

...............................
Beyaz iplik sert iplik ve tak tak
Yuvarlak top küçük top ve tak tak
Ping-pong masasý varla yok arasý
Ben ellerim kesik varla yok arasý
...... Öpüçüðüne eyvallah ve tak tak
Beraber sinemaya ... evet ... ve tak tak
Ping-pong masasý varla yok arasý

Öküzün gözü veya dananýn kuyruðu
Kadifekale veya Sen nehri
Ha Sezai ha ping-pong masasý
Ha ping-pong masasý ha boþ tüfek
Bir el iþareti eyvallah ve tak tak
Gözlerin ne kadar güzel ne kadar iyi
Ne kadar güzel ne kadar sýcak
Tak tak tak tak tak tak tak

 

Piþmanlýk Ve Çileler

Rüzgar eser, yaðmur yaðar, tilkiler üþür
Bir odun parcasý aydýnlatýr ocaðý
Annesi ateþin önünde periþan
Annesi ateþin içinde hür
Rüzgar eser, yaðmur yaðar, tilkiler üþür

Yaðmurlar sýrtýyla sýrtým arasýndadýr
Þarkýlar dudaklarýyla dudaklarýmýn
Kalbimi bin parçaya böldü divane sýr
Sesi geliyor sesi, günahkar çocuklarým
Þarkýlar dudaklarýyla dudaklarýmýn arasýndadýr

Beným boyum ufak onun da ufaktý
Kývýrcýk saçlarýndan öpmediðim için onu
Onun bu ocakta yanan topraðý
Her gece rüyamda avuçlarýmý yaktý
Benim boyum ufak onun da ufaktý
Benim gözlerim yeþildir onun kara
Ben günah kadar beyazým, o tevbe kadar kara

Annesinin baþi elleri arasýnda
Parmaðýnda aydýnlýk günlerden kalma yüzük
Bir fotoðraf asýlýdýr duvarda
Aynaya, geceye, maziye dönük
Annesinin baþý elleri arasýnda

Bir tüfeðin burnu havadadýr
Ateþ almak üzeredir mermisiz
Ben bir küçük kýzým, ben bir deli kýzým
Siz beni ne anlarsýnýz... siz...
Bir tüfek ateþ almak üzeredir mermisiz

Bir saman çöpüne tutunmuþ kýzlarýn
Eteðini ben çektim
Neyleyim göðsümü Karacadað'ýn sert rüzgarý doldurmuþ
Annemden ben ilk sütü Geyve'de içtim
Ankara'ya Çataldað'a bir zindandan gül vurmuþ
Az kalsýn ben ölecektim
Bir saman çöpüne tutunmus kýzlarýn

Kediler halýlarý parçalýyor
Kýrmýzý bir ýþýk düþüyor yere
Annemin dizinde derman yok
Hükmedemiyor insan ruhuna ateþ
Rüzgar hükmedemiyor incecik perdelere
Kediler halýlarý parçalýyor
Ateþte sarý gül açan saksýlar
Kýzarmýþ bir ekmek gibi duruyor

Kulaðýma garip sesler geliyor
Kuþ yumurtasýndan çýkan insanlar
Ahýrda bir ata eyer oluyor
Kulaðýma garip sesler geliyor

Ben bir þarký bir türküyüm
Ben Meryem'in yanaðýndaki tüyüm
Beni bir azizin nefesi uçurur
Kalbimde Allah'ýn elleri durur
Cici ayaklarým ilikli baðlý
Ben onun sýlasý kendimin gurbetindeyim

Ben azizin hasreti
Ben Meryem'in yanaðýndaký tüyüm
Benim gözlerim yeþildir, onun gözleri kara
Ben günah kadar beyazým, o tevbe kadar kara

Ocak sönüyor ateþ kül oluyor
Annesýnin saçlarý beyaz
Annesi saçlarýný yoluyor
Ateþin içinde gül açýlmýþ
Servi büyür, ardýç büyür, çocuk büyür
Annesi ruhunda ruhuma eðilir

Sineklerin kanadýný ýsýtan
Bir güneþ topraðý yarýp çýkacak
Kadýnlar sansa da yaþadýðýný
Sarkýsýz kaldýkça yaþayamayacak
Kadýnlarý sarkýlýr, akrepler aydýnlatýr
Kadýnlarý sarkýlýr, zahirlar aydýnlatýr

Artýk ben gideceðim ata eyer vuruyorlar
Hatýralarýmý birer birer yakacaðým
Entarimi parça parça edip
Zehirli kirpilere býrakacaðým
Beyaz bir kayanýn üstüne çýkýp
Göðsüme siyah bir gül takacaðým
Batan güneþe doðru kurþunlar sýkýp
Kendimi boþluða býrakacaðým

Ayaklarýmýn altýndan geçýyor bir deniz
Ben bir küçük kýzým, ben bir deli kýzým
Siz beni ne anlarsýnýz... siz...
Artýk ben gideceðim atým kiþniyor
Bir bebek mum istiyor, bir ölü þarký istiyor

Ayaklarýmýn altýndan geçiyor bir deniz bir deniz
Beni onun gözleri çaðýrýyor duramam, duramam
Benim gözlerim yeþildir ah... onun gözleri kara
Ben günah kadar beyazým, o tevbe kadar kara

 

Rüzgâr

Uçurtmamý rüzgâr yýrttý dostlarým!
Gelin duvaðýndan kopan bir rüzgâr...
Bu rüzgâr yüzünden bulutlar yarým;
Bu rüzgâr yüzünden bana olanlar...

O ceviz dallarý, o asma, o dut,
Gül gül, mektup mektup büyüyen umut...
Yangýndan yangýna arda kalmýþ tut.
Muhabbet sürermiþ bir rüzgâr kadar.

(1951)

 

Sabun Yaþý

I.                    

Kadýn azaltýr çocuklarý için
Kullanmasýný yabancýlarý genç gördükçe
Adam konuþurken eli kaybolur kýzlarla
Neden getirmeyi unutmasýn

Niþanlý sabun demesini
Bilmeyenlere denir

Ben yaþarken kirli
Ne kirli adamlar vardý
Yýkadýlar sonra anladým
Ölü olduðumu


II.

Yýkadýlar sonra anladýk ölü olduðunu
Alýp götürdük gelin gibi öðleyin
Kesip durduk geyikleri
Kuþlarý balýklarý eski çiçekleri

Niþanlý ölü nedir
Bilmeyenlere denir

Dalgýn bir vaktinizde
Bozmayasýnýz diye geleneði
Taþlara baðladýðýmýz
Siz yunmuþ ölüleri

Ne aþký ne neþesiyle
Dünya
Onmakta bizi
Gelin gömün bari

 

Samanyolunda Veba

Önceden bilen oluþ þartlarýný çocuklarýnýn
Elleriyle deðen koklayan hazýrlayan adeta
Sebebine ermeden eriþmeden
Korkan ilerdeki korkularla
Noldu zarif latif anneler noldular

Nerde çocuklar gece yarýlarýndan sonra
Çýkýp samanyoluna bakan
Bakarak çocukluðu uzatmaya çalýþan
Ýþleri güneþin doðuþunu yayýnlamak
Bütün o çocuklar nerdeler

Kalan ne
Kýzlarýn kollarýnýn arasýndan gözlenen
Samanyollarýndan

Bakýslarý benekleyen yalnýz ölüm
Ölüm geçti canlý ehram ölüm geçti
O taklar geçip gitti insan üstüne kurulu

Ve baðbozumlarý bizden bozulan
Artýk kendimize bile o kadar yakýn deðiliz
Gece yarýlarý samanyolu yok
Gün doðmuþ doðmamýþ

Bütün elmalar çürüdü
Çocukluðumuzun dürbünleri içinden
Geçen siyah halkalý kutsal þehirlerden
Birini bulamadým gezdim bütün karalarý

Aþk siyahýn beyazdan ayrýldýðý
Samanyolunda yürüyen bir karýnca
En onulmaz vebayý kutlayan bir güvercin
Ýki katlý bir arabada
Bu bize yaklaþan bir deniz arabasý
Sen ýrakta samanyolu ýrakta
Ve ay baþka bir ay
Sarýsý beyazýna akmýþ
Bulaþmýþ bir yumurta

 

Sepet

Bir vakitler niçin
Böyle büyük tutulmuþ ölçüleri
Çocuklar bile biliyor
Filistinin ekmek sepetleri

Anne ne koysun içine
Ekmek mi çocuk mu
Düþmanýn ilk baktýðý
Ekmek sepetleri

Dolmayý bekleyen
Ekmek sepetleri
Ve boþalmayý
Ekmek sepetleri

Her eþya gitse
Kalacak tek eþya
Ýnsana en aykýrý
Filistinde ekmek sepetleri

 

 

Sessiz Müzik

Sen kýþ güneþi misin
Yakarsýn ýsýtmazsýn

Bir ýrmaðýn ortasý yoksa
Seni mi hatýrlayacaðým

Bu dünyada olup bitenlerin
Olup bitmemiþ olmasý için
Ne yapýyorsun

Sizin evin duvarlarý taþtan
Dumaný da mý taþtan

Seni kýz arkadaþlarýndan
Sevinç gözyaþlarý içinde
Öpen olmayacak mý

Ezberlediðin þiir
Beklediðin adam

 

Sevgi

1.     

Ah benim sevgim çiçek örneði
Çarpýlmýþlarýn kinini yeniler
Beni alnýmdan vurmak ister
Saralarýn iftiralarýn gençliði

Bilirim geçmektir sevgi
Ölümün en yumuþak en ayarlý yerinden
Çünkü çocuklar geçer
Ölümün en yumuþak en ayarlý yerinden

Zarif vakitlerin seçkin kadýnlarý
Hazýrlardý kýzlýklarýnda (doðum)larý
Kaçmakla kurtulamadýklarý
Arada uyguladýklarý

2.

Çölden farklý olmayan bu korku
Çocuklarýn bu korkudan olur neþeleri
Siyah sepete baktýkça her biri
Sýcak hoþluðunu anlarlar ölmenin

O gün gün ýþýðýndan mahrum
Mahrum býrakýlmýþ genç kýzlar
Anneleriyle parka çýkarlar
Anneleriyle anneleriyle anneleriyle

 

Sila Aþktýr

Ülkedeki kuþlardan ne haber vardýr
Mezarlýklardan yükselen bir bahar vardýr
Aþk celladýndan ne çýkar madem ki Yar vardýr
Yoktan da vardan da Öte bir var vardýr
Hep suç bende deðil
Beni yakýp yakan bir nazar vardýr
O þarkýya özenip söylenecek mýsralar vardýr
Sakýn kader deme
Kaderin üstünde bir kader vardýr
Ne yapsalar boþ
Göklerden gelen bir karar vardýr

 

Sürgün Ülkeden Baþkentler Baþkentine

II

Gelin gülle baþlayalým atalara uyarak
Baharý kolayarak girelim kelimeler ülkesine
Bir anda yükselen bir bülbül sesi
-Erken erken karlar ortasýnda
Güneþ dönmüþ ýþýk saçan bir yumurta-
Bana geri getirir eski günleri
...Paslanmýþ demir bir kapý açýlýr
Küf tutmuþ kilitler gýcýrdarken
Ta karanlýklar içinde birden
Bir türkü gibi yükselirsin sen
Fýsýldarým sana yýllarca içimde biriken
Söyleyemediðim ateþten kelimeleri
Þuuraltým patlamýþ bir bomba gibi
Saçar ortalýða zamanýn
Aðaran saçýn toz topraðýný
Bana ne Paris'ten
Newyork'tan Londra'dan
Moskova'dan Pekin'den
Senin yanýnda
Bütün türedi uygarlýklar umurumda mý
Sen bir uygarlýk oldun bir ömür boyu
Geceme gündüzüme
Gözlerin
Lale Devrinden bir pencere
Ellerin
Baki'den Nefi'den Þeyh Galib'den
Kucaðýma dökülen
Altýn leylak

III

Ölüler gelmiþ çitlembikler sarmaþýklarla
Týrmanmýþlar surlarýma burçlarýma
Kimi ýrmaklardan yansýma
Kimi kayalardan kýrpýlma
Kimi öteki dünyadan bir çarpýlma
Ýçi ölümle dolu
Dönen bir huni
Doðarken güneþ
Kesilmiþ ölü yüzlerden
Bir mozayik minyatürlerden
Dokunur tenimize
Soðuk bir azrail ürpertisiyle ay
Ve birden senin sesin gelir dört yandan
Menekþe kokulu sütunlardan
Komþu daðlardaki nergislerden leylaklardan
Gözlerine ait belgeler sunulur
Ey aþkýn kutlu kitabý
Uçarý hayallere yataklýk eden
Peri bacalarýnýn yasaðý
Gönlümün celladý acý mezmur
Bana býraktýðýn yazýt bu mudur
Ölüm geldi bana düðün armaðanýn gibi
Senden bir gök
Senden yýldýzlar ördüler
Ateþ böcekleri
O gece dört yanýma
Ey bitmeyen kalbimin samanyolu destaný
Sen bir anne gibi tuttun ufuklarý
Ve çocuklar gülle anne arasýnda
Seninle güller arasýnda
Tuhaf bir ýþýk bulup eridiler
Çocuklar dað hücrelerinde erdiler
Aramýzdaki sýrra
Bir de ay ýþýðýnda büyüyen fýsýltýlar
Gençlik monologlarý
Seni alýp kaybolmuþ zamanýn çaðýltýsýndan
Bana getiren
Yasamýz vardý
Öfkeyle yazardýn sen bir yüzüne
Ölür ölür okurdum öbür yüzünde ben

IV

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakýma bu sürgünün bir süreði
Bütün törenlerin þölenlerin ayinlerin yortularýn dýþýnda
Sana geldim ayaklarýna kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layýk olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneþi bahardan koparýp
Aþkýn bu en onulmazýndan koparýp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreðime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduðum ayakkabýlarýmdan deðil
Ayaklarýmdan belli
Lambalar eðri
Aynalar akrep meleði
Zaman çarpýlmýþ atýn son hayali
Ev miras deðil mirasýn hayaleti
Ey gönlümün doðurduðu
Büyüttüðü emzirdiði
Kuþ tüyünden
Ve kuþ sütünden
Geceler ve gündüzlerde
Ýnsanlýða anýt gibi yükselttiði
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün þiirlerde söylediðim sensin
Þuna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandým Salome'nin Belkýs'ýn
Boþunaydý saklamaya çalýþmam öylesine aþikarsýn bellisin
Kuþlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devþirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alýr sonsuzluðun haberini
Ey gönüllerin en yumuþaðý en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yýllar geçti sapan olumsuz iz býraktý toprakta
Yýldýzlara uzanýp hep seni sordum gece yarýlarýnda
Çatý katlarýnda bodrum katlarýnda
Gölgendi gecemi aydýnlatan eþsiz lamba
Hep Kanlýca'da Emirgan'da
Kandilli'nin kurþuni þafaklarýnda
Seninle söyleþip durdum bir ömrün baharýnda yazýnda
Þimdi onun birdenbire gelen sonbaharýnda
Sana geldim ayaklarýna kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layýk olmasam da
Ey çaðdaþ Kudüs (Meryem)
Ey sýrrýný gönlünde taþýyan Mýsýr (Züleyha)
Ey ipeklere yumuþaklýk baðýþlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Daðlarýn yýkýlýþýný gördüm bir Venüs bardaðýnda
Köle gibi satýldým pazarlar pazarýnda
Güneþin sarardýðýný gördüm Konstantin duvarýnda
Senin hayallerinle yandým düþlerin civarýnda
Gölgendi yansýyýp duran bengisu pýnarýnda
Ölüm düþüncesinin beni sardýðý þu anda
Verilmemiþ hesaplarýn korkusuyla
Sana geldim ayaklarýna kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layýk olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuþlardan ne haber vardýr
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardýr
Aþk celladýndan ne çýkar madem ki yar vardýr
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardýr
Hep suç bende deðil beni yakýp yýkan bir nazar vardýr
O þarkýya özenip söylenecek mýsralar vardýr
Sakýn kader deme kaderin üstünde bir kader vardýr
Ne yapsalar boþ göklerden gelen bir karar vardýr
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardýr
Yanmýþsam külümden yapýlan bir hisar vardýr
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardýr
Sýrlarýn sýrrýna ermek için sende anahtar vardýr
Göðsünde sürgününü geri çaðýran bir damar vardýr
Sendan ümit kesmem kalbinde merhamet adlý bir çýnar vardýr
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili

 

Sürgün Ülkeden Baþkentler Baþkentine/Bölüm 4.

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakýma bu sürgünün bir süregi
Bütün törenlerin þölenlerin ayinlerin yortularýn dýþýnda
Sana geldim ayaklarýna kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layýk olmasamda
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneþi bahardan koparýp
Aþkýn bu en onulmazýndan koparýp
Bir tuz bulutu gibi savuran yüregime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yoruldugum ayakkabýlarýmdan degil ayaklarýmdan belli
Lambalar egri aynalar akrep melegi
Zaman çarpýlmýþ atýn son hayali
Ev miras degil mirasýn hayalati
Ey gönlümün dogurdugu büyüttügü emzirdigi
Kuþ tüyünden ve kuþ sütünden
Geceler ve gündüzlerde insanlýga anýt gibi yükselttigi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün þiirlerde söyledigim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandým Salome'nin Belkýs'ýn
Boþunaydý saklamaya çalýþmam öylesine aþikarsýn bellisin
Kuþlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devþirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alýr sonsuzlugun haberini
Ey gönüllerin en yumuþagý en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yýllar geçti sapan ölümsüz iz býraktý toprakta
Yýldýzlara uzanýp hep seni sordum gece yarýlarýnda
Çatý katlarýnda bodrum katlarýnda
Gölgendi gecemi aydýnlatan eþsiz lamba
Hep Kanlýca'da Emirgan'da Kandilli'nin kurþuni þafaklarýnda
Seninle söyleþip durdum bir ömrün baharýnda yazýnda
Þimdi onun birden bire gelen sonbaharýnda
Sana geldim ayaklarýna kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layýk olmasam da
Ey çagdaþ Kudüs (Meryem)
Ey sýrrýný gönlünde taþýyan Mýsýr (Züleyha)
Ey ipeklere yumuþaklýk bagýþlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Daglarýn yýkýlýþýný gördüm bir venüs bardagýnda
Köle gibi satýldým pazarlar pazarýnda
Güneþin sarardýgýný gördüm Konstantin duvarýnda
Senin hayallerinle yandým düþlerin civarýnda
Gölgendi yansýyýp duran bengisu pýnarýnda
Ölüm düþüncesinin beni sardýgý þu anda
Verilmemiþ hesaplarýn korkusuyla
Sana geldim ayaklarýna kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layýk olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuþlardan ne haber vardýr
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardýr
Aþk celladýndan ne çýkar mademki yar vardýr
Yoktan da vardan da öte bir var vardýr
Hep suç bende degil beni yakýp yýkan bir nazar vardýr
O þarkýya özenip söylenecek mýsralar vardýr
Sakýn kader deme kaderin üstünde bir kader vardýr
Ne yapsalar boþ göklerden gelen bir karar vardýr
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardýr
Yanmýþsam külümden yapýlan bir hisar vardýr
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardýr
Sýrlarýn sýrrýna ermek için sende anahtar vardýr
Gögsünde sürgününü geri çagýran bir damar vardýr
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlý bir çýnar vardýr
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili...

 

Þahdamar

Siz hürsünüz; siz þartsýz ve kayýtsýzsýnýz
Bir balýðýn, bir siyah, bir kara balýðýn
Ýncecik kýlçýðý üzerine yemin edersiniz;
(K) harfi üzerine yemin edersiniz.
Raký içen kadýnlarýn, çiçek yiyen kýzlarýn
Ýyilikleri, günahlarý ve çeyizleri üzerine yemin edersiniz.
Ýstakozlarýn, kýrmýzý ve mavi istakozlarýn
Bir mavzerlik peygamberlikleri üzerine,
Küçük ve büyük, acýlý ve acýsýz
Yeminler yeminler yeminler edersiniz.
Siz siz üzre yeminler edersiniz.

Biz hayret eder, kuvvet eder, dudaðýmýzý bükeriz;
Dudaðýmýzý kör makaslarla dilim dilim ederiz
Ýki tane elimiz var deriz;
Bin tane elimiz olsaydý
Bini birbirinin ayný olurdu deriz.
999 elimiz kaðýt gibi yansýn,
Bir elimiz güneþ gibi dursun..
Biz elbette dudak büker, hayret ederiz.

Biz inkar eder, inkarý severiz;
Bayram hediyenizi iade ederiz
Biz mahcup ve onurlu çocuklarýz
Baþýmýzý kaldýrýp bir bakmayýz
Siz rüyalarýnýzda yaþayýp durursunuz
Siz güvercinleri gözlerinden vurursunuz
Siz ekmeðin hamurunu, aþkýn hamurunu samandan yoðurursunuz
Siz rüyalarýnýzda yaþayýp durursunuz

Topraðý zindana koyduk biz
Üzerine yedi kilit vurduk biz
Kaç gelinin alnýnda kaç yumurta kýrdýk biz
Varsýn yarýn takýlsýn benim çene kemiðim
Bir köpeðin ön diþlerine
Ve Fahriye'nin kürek kemiði tam ortasýndan kýrýlsýn
Biz inkar eder, þah inkarlar severiz.

Kafamýzý kaldýrýp bir bakmayýz
...........................................
Ruhumuzun içinde kar yaðar
Anamýzdan doðduðumuz geceden beri
Heybemizi emektar makinelere yükleriz
Fikirlerimizi tifil vinçlere
Ýri buðday tanelerinin trenleri yürüttügünü bilmeyiz
Biz yangýnda koþuyu kaybeden atlarýz
Biz kirli ve temiz çamaþýrlarý
Ayný zaman ayný minval üzere katlarýz
Biz koþu bittikten sonra da koþan atlarýz

Siz kalbe hançer gibi giren
Siz kalpten aðaç gibi çýkan
Siz bize þahdamarýmýzdan yakýn
Siz yüzükler içindeki kan
Siz inançlarýn sedef kabuðunu
Ebabil kuþlarýnýn gagalarýyla kýran

Bununla beraber üzülmediðinizi biliyoruz
Gün gelecek topraðýn altýna uzanacaðýz
Her gece saat beþ sularýnda sizi
Toplardamarlarýmýzýn içinde bekliyeceðiz

 

Þehrazat

Sen gecenin gündüzün dýþýnda
Sen kalbin atýþýnda kanýn akýþýnda
Sen Þehrazat bir lamba bir hükümdar bakýþýnda
Bir ölüm kuþunun feryadýný duyarsýn

Sen bir rüya geceleyin gündüzün
Sen bir yaðmur ince hazin
Sen þarkýlarca büyük hüzün
Sen yolunu kaybeden yolcularýn üstüne
Bir ömür boyu yaðan bir ömür boyu karþýn

Sen merhamet sen rüzgar sen tiril tiril kadýn
Sen bir mahþer içinde en aziz yalnýzlýðý yaþadýn
Sen baþýný çeviren cellatbaþýnýn güne
Sen öyle ki sen diye diye seni anlýyamayýz
Þehrazat ah Þehrazat Þehrazat
Sen sevgili sen can sen yarsýn

 

Taha'nýn Kitabý

-Kav 2- 34

Günaydýn bana geri gelen þiir
Bana geri gelen anýt
Bana geri gelen kalbim
Bana geri gelen kalbimin ayýþýðý
Gözleriyle iyileþtiren yaralarýmý
Kalbim güneþim efendim
Günaydýn yüreðimin kuþluðu
Sürekli kuþluðu
Günaydýn alacakaranlýk
Ama nasýl alacakaranlýk
Bizi yataklardan koparan
Daðlara yaklaþtýran
Daðlara doðru fýrlatan
Grevlerden grevlere koþturan
Yanardað
Alacasýyla anne karanlýðýyla baba
Loþluðuyla kardeþ aydýnlýyla abla
Kýrmýzý kýrmýzý bir karasevda
Siyah siyah bir kuþ lamba
Hýz kazanmýþ kristal camlarla
Gelen ve giden
Ýçimizde ve dýþýmýzda
Son durak Ýstanbul
Ýlk durak Ankara

(...)

-Taha kapýnýn önünde- 37

(...)

Ne bahardan bir gül ne yazdan bir yemiþ
Ne kýþtan bir imdat ne sonbahardan sada
Bir ara dinlendiriyor yüreðini Beethoven
Dört duvardan yavaþ yavaþ gelen
Gözlerden bir çýlgýnlýk akýyor geriye geriye doðru
Van Goghun elleriyle kýrýlan bir baþak mý bu
Cermen baltalarýyla frenk sopalarýyla Ýskandinav buzullarýyla geçti Wagner

Bir ses ki asur kabartmalarýndan beter
Beklenen muþtunun heykeli mi kýrýldý battý
Sona mý erdi eleðimsaðmalarýn saltanatý
Akþam akþam dar sokaklar aðzýnda kayboldu bir bir
Hayallerimizin icadý putlar düþten yoðrulmuþ tanrýlar
Ergenin þeytan aldatmacalarý
Ýnsanýn ilk karþýlaþtýðý denizlerin
Önünde yaktýðý kireç alevlerinde hisar
Her hastalýk bir putun kýrýlmasý mý demek
Putlarýn toptan kýrýlmasý mý demek ölmek

(...)

-Yanardað kýyýsýnda yaþama- 51

Yukarda bir yanardað
Kýzgýn küllerini savuruyor
Bu ölü þehrin üstüne
Ýþte bu þehre alýþtý Taha
Kýraðý çalmýþ evlerine
Kahvelerinde dayanýlmaz bir çaðrýyla
Çaðýran gecelerine alýþtý Taha
Geceye bir alkol gibi alýþtý
Kýþlarýnda terlediði üþüdüðü yazlarýnda
Bu þehre alýþtý Taha
Gül açmayan baharlara
Yaprak düþmez sonbahara
Kurbansýz bayramlara
Öðle öten horozlara
Ancak geceleri rastlanýlan köpeklere
Tütün kokan kedilere
Kesin kesin alýþtý
Yalnýz sahaflarýnda grev yok
Ýþçiler laðýmlarý akar býrakmýþ
Kurumuþ kitabelerdir artýk çeþmeler
Bir semtine yerleþti
Özler durur öbür semtini
O nerdeyse cehennem orasý sanki


-Çile- 55

(...)

Kaleye hücum ettiði an Zülküfül
Kýlýcý uzatan Tahaydý
Bir kere daha kayalýk leylaklarýnda
Zülküfülden bir tad aradý Taha
Halkýn söylediðine göre onun kanýydý bir çiçek
Ki açmazdý gerçekten o daðdan baþka hiçbir daðda
Aðzý yakan bir çiçek özel bir çiçek
Gerçekten bu çiçekten süt umar
Sütü kesilen kadýn
Su umar
Suyu kesilen bahçe
Soy umar soyu kesilen erkek
Yahyanýn baþý da bu çiçekte
Kalbe bir mýzrak gibi inen bu çiçekti

Secdeden secdeye sýçrayarak Taha
Selam sana Zülküfül
Selam sana Yahya
Selam sana Ýsa
Selam sana Ýbrahim
Selam sana Musa
Selam sana Süleyman
Selam sana Davut
Selam sana Yuþa
Selam sana Ahmed
Selam sana Muhammed
Selam sana Mustafa
Mustafa selam sana
Ey seçilmiþ seçilmiþ
Mustafa selam sana
Ey öðülmüþ öðülmüþ
Muhammed selam sana

Ateþi gördü kurbaný yarýlan denizi
Yahyanýn kesilmiþ baþýný altýn tepsiyi
Ýkiye biçilen zeytini
Karadan korkup da çekilen denizi
Bedirde bir toz toprak içinde
Zaferi tattý diþleri aydýnlandý sevinçle
Güneþ batarken çölde
Taha da Peygamberle birlikte
Zafer sevinci içinde
Baþ geriye gitmiþ taþý eritmiþ gitmiþ
Vücut incir gövdelerinin arasýnda terk edilmiþ


-Taha'nýn ölümü- 59

Ölen þehirlerdir Taha deðil
Kuruyan nehirlerdir
Lambadýr sönen kýþ dökülmüþ içine
Sonbahar yapraðý ýrmaðý emmiþ
Asfalttýr çekilen sýva bereket topraðýnýn
Bu Tahanýn ölümü deðiþ yürüyüþü mezarlarýn
Kabirlerin þamarýdýr çaðýn yüzüne
Geceye batýþýdýr taþ bakýþlarýnýn
Tarihle öpüþme bitmiþ demektir
Güneþten aya
Aydan geceye inmiþ demektir masal
Fal
Kadýn ellerine ýsmarlanmýþ olan
Fincanlardan fincanlara armaðan
Sabahlarýn bakýrý zehir özleminde
Ekmek raflarýn en gerisinde
Ev eskimiþ yýpranmýþ depreme gebe
Taþlar birer birer mineralerden düþmede
Kubbenin kurþununu kesmiþ bir elmas
Cam kesmeye mahsus olan
Her gece kalbimize musallat olan
Cami kubbelerini eriten þimþek
Kalbimizin özünü kemiren akþam
Aðaç yutmuþ kabrin taþýný yazýsýný
Ölüler kalmamýþ haykýrdý Taha ne de babalardan bir aný
Sur yýkýntýlarý ölüme açýlmýþ
Ölü kalmamýþ ama ölüm tutuyor güneþi topraðý
Ölü kalmamýþ ama ölüm hayat halini almýþ
Ýçine girdiðimiz yýlan turþulu ölümle
Deðiþe deðiþe bozulmuþ ölüm bile
Nerde ölümün o ak o yeþil
O siyah kýrmýzý keskin rengi
Artýk ölüm ne gri ne kahverengi
Ne gök rengi ne yer rengi
Ölüm bir grev gibi kaplamýþ ülkemizi
Ta can evimize kast eden bir grev gibi
Batý bu karanlýk grevin gözcüleri
Doðu sonsuz bir grevin
Çocuk düþüren bir anne gibi
Güneþi düþürmüþ son seheri
Taþlar birer birer minarelerden düþmede
Geceler bir inme gibi inmede
Bir felç geldi gökten ve topraktan
Doðudan ve batýdan
Kollara bir zincir gibi yapýþan
Ayaklarý ateþin gýcýrtýsýyla yakan
Kalb Yakup ve Yusuf öyküsünden boþ
Kafa bütün karýncalarla sarhoþ
Dudaðý kessen bir þarap gibi
Felç inmiþ aðzýmýza yakan bir kireç gibi
Aðýz mermerle örülmüþ
Kapatýlmýþ yedi uyuyanlar maparasý
Develer çöle daðýlmýþ
Ateþ sönmüþ kervan batmýþ
Kervana yol gösteren yýldýz yanmýþ
Saksýlarda kömürü soluya soluya can vermiþ çiçek
Sevgiliye uzatýlmýþ ama sevgili ölmüþ
Baba demiþ hasta çocuk ama baba gitmiþ
Kapý çalýnmýþ ama kimse yok önünde
Belki bir yabancýlýk belki bir rüzgar çalmýþ
Dað çingenelerine ýsmarlanan fallardan
Bir daha bir haber alýnamamýþ
Bu yýl baharda menekþeler biile açmamýþ
Anneler kirazlarý beklerken
Bir bardak suda ölüm kaynamýþ
Ölen þehirlerdir Taha deðil
Taþlarýný fýrlatan minareler
Veriyor son felç hýncýndan bir haber
Felç öfkesinden bir sayfadýr önümüze açýlan
Oku okuyabildiðin kadar ölüm dersinden
Taha birkaç kelime kaldý söylenmedik
Felçten önce birkaç kelime söyle
Son birkaç kelimeyi de söyle
Öleceksen bari öyle öl öyle
Uðursuzluk akþamý çökmeden
Kýsa süren
Kutsal bir öðle gibi
Son birkaç kelimeyi söyle

Arkadaþ aynalar kýrýlmýþ
Gerdeklerin þiddetinden deðil
Savaþtan dönen yiðitin
Sevinç mýzraðýndan deðil
Aynalar farelerin týkýrtýsýndan bezmiþ
Kýrýlmýþ kýrýlmýþ aynalar bezmiþ
Kýrýlmýþ kýrýlmýþ aynalar kýrýlmýþ
Kýrýlmýþ yarasalarýn soluðundan
Baharý kalmamýþ ondan kýrýlmýþ
Ortasýndan çatlayan bir zamandan kýrýlmýþ
Aynalar kýrýlmýþ Tahanýn yataðýna bir adým ýrakta
Taha ýrakta aynalar ýrakta
Yatak bir karantina kazaný gibi kaynamakta
Felç bir kar þehri gibi þehri gömmekte beyaza
Daðlarýn beyazýna deðil ölümlerin beyazýna
Köpük ölünün sarasýnýn tükrüðü
Duvar yanmýþ bir Kur'an saðlam kalmýþ duvarda
Fýrlayacak kuvvet yok kol yastýða dayandýðýnda
Ayaklarý þimþek yakmýþ
Ezmiþ bir gök gürültüsü kaburgalarý
Yatak yapýþmýþ vücuda nasýl koþacaksýn Taha
Nasýl koþacaksýn taþ araya girmiþ Kur'ana




-Taha'nýn Diriliþi- 63

Dört melek ve Kur'anla
Dirildi Taha
Onulmaz bir ölümle
Kavuran bir felçle
Öldüðü halde
Dört melek ve Kur'anla
Dirildi Taha
Cebraille Mikâille
Üç Sûr ve Ýsrafille
Azraille bile
Dirildi Taha
Yataðýnda bozulmuþ bir bað gibi
Kavrulmuþ yapraklar gibi

Daðýlmýþ ve kendi kýyametini
Ve kendi onulmaz mahþerini yaþamýþken
Nemrudun ateþinde yanmýþken
Firavun suyunda boðulmuþken
Dört melek ve Kur'anla
Peygamber soluðuyla
Dirildi Taha
Açtý sofrasýný Mikâil
Nimetler sofrasýný
Bal zeytin ve nardan
Su getirdi daðlardan pýnarlardan
Ýlkin dudaðýný ýslattý bengisuyla Tahanýn
Geçti bir eleðimsaðma omuzlardan
Taþýyan o gülümsemesini Hýzýrýn
Hýzýr güldü
Kur'aný Cebrail açtý
Sofrayý Mikâil açtý
Ölümü öldürdü Azrail
Sûrunu üfledi Ýsrafil
Dirildi Taha
Ýþte böyle dirildi Taha

Durun anlatayým size melekler
Tahayý nasýl dirilttiler
Anarak Ýsanýn doðumunu
Anarak Muhammed Mustafanýn doðumunu
Melekler
Tahayý dirilttiler

 

Tahta At

Dostlarýmýz geldi hafif danslar geldi
Þeker verdik aslan yeleleri aldýk kýrk kapý açtýk
Kýrk kapý açtýk Mavi Sakal öldü
Kýrk odanýn içinde güzel aslanlar güldü
Sen güldün Asya güldü hafif danslar geldi

Gel kalbini saat yap odamýza
Saatin içine kutsal sözler yaz
Güneþ yap aþka güzel ölümleri uslu ölümleri
Gel mesut odalar içinde çözül güzel bulmaca
Güzel ve maðrur ve katil

Ýç dünyamý ikili susmalarla bölme
Þiir günlük konuþma dilimiz
Kýskançlýðýmdan örülme bir perde
Perdeye çarpan beþ deniz
Kuvveti yok bende itham etmek hakkýndan önce

II
Dostlarýmýz geldi saðlam izleri var karda
Yapacaklarýnýn yapýlabileceði iyi öðretildi onlara
Ve saðlam kutular içine koydular gölgelerini
Karýþýk bir ses teller üzerinde Londra
Gel bu gece görülmemiþ bir þey olacak

Yanlýþ bir daðýn altýndan yanlýþ bir su çýkarsa
Kaybolursa taþlar içinde taþlar getiren taþ bir bulut
Eþkiya heybesinde çizgili kayýða asýl
Merhametin bildik kaynaðý eþkiyalar
Kýldan ince çarpýk bilgileri unut
Sessiz derin sonsuz yaslý duvarlar önünde
Türküler içinde en þen en senin olaný söyle

III
Aþk kadar nazlý saat kadar gerçek
Bir bülbül bakýyor bana doðru
Boþ oda kadar tedirgin tehlike kadar güzel
Bir bülbül içimde sedefle kaplanýyor
Payýma korkarým eþsiz bir azap düþecek

Dostlarýmýz geldi öldü büyücüler
Ýnsanla peygamber arasý basýk bir gürültü içinde
Korkunç ilgiler döner dolaplar
Sedef gurur ve inat içinde

Seni bana getirsin ölüm yataðýmdayken
Kýrýk ayaklý tahta at.

 

Tut

Son kaya iniyor kuyu aydýnlanýyor
Ses insanýn derinlerde parlayan
Son isyan denemesi oluyor güzel
Ýçimde yaman tutuk bir þair doðuyor
Tut elimden
Dosta düþmana karþý bir iyi konuþayým
Tut
Kulede saat kýrýlmasýn
Geyikler saðýr
Rüyalar boðuk olmasýn

Son kýral aðlýyor, üstünde son kuþ yoruluyor
Halkýn kayýp annelere karþý saygýsý yok
Tut elimden
Düþen tüyleri toplayalým
Tut
Ýsimsiz çocuk aðlamasýn
Kuyuda ýþýk sönmesin
Kýrk oda içiçe dönmesin
Halayýklar saðýr
Dualar boðuk olmasýn

Son insan yürüyor
Tut elimden kaçalým
Kaçalým kaçalým
Bizi kimseler görmesin
Arýyanlar bulmasýn
Tren duvarlarý sarsmasýn
Yürek bu kadar hýzlý çarpmasýn
Kan böylesine hýzlý akmasýn
Askýn kulaklarý saðýr
Sesi boðuk olmasýn

 

Ve Monna Rosa

Peygamber çiçeðinin aydýnlýðýnda ara
Sana doðru uzanan çaresiz ellerimi.
Sýrrýmý söylüyorum vefakar balýklara:
Yalnýz onlar tutacak bu dünyada yerimi.
Koyverip telli pullu saçlarýný rüzgara,
Bir çocuðun ardýna düþen heykellerimi
Peygamber çiçeðinin aydýnlýðýnda ara...

Bir çevre sað elimden bulanýk suya düþtü
Ve boðazýmý sýktý parmaklar ince, uzun.
Günahkar topraðýma saçýndan bir tel düþtü;
Sana ne olmuþ Rosa, bir derde tutulmuþsun.
Bir ekmek kadar aziz fikirler böyle piþti:
Noel aðaçlarý ve manolyalar kahrolsun,
Bir çevre sað elimden bulanýk suya düþtü...

Þu þapkayý çýkarýp atýyorum ýrmaða;
Her þeyim sizin olsun, hep sizin kesik baþlar.
Rüyasýnda örümcek baþlarsa aðlamaða,
Ýçine gül koyduðum tüfek ölmeye baþlar.
Günahýný sýrtýna yüklenen kaplumbaða
Gibi ölüm önünde öz benliðim yavaþlar.
Öyleyse þu þapkayý fýrlatayým ýrmaða.

Bu erkekler kokuyu kediler gibi alýr
Ve kediler her gece sürünür yastýklara.
Denizleri bahtiyar eden günler kýsalýr;
Satýlmayan çiçekler, zehirli ve kapkara,
Unutulmuþ erkekler ve kadýnlara kalýr.
Bir geyiðin gözleri düþer eriyen kara
Ve erkekler kokuyu kediler gibi alýr.

Ve yalnýzlýk, sigara külü kadar yalnýzlýk!
Ve topraðýn rüyaya yýlan gibi giriþi.
Sana da Monna Rosa, taþ bebeði býraktýk.
Ellerinde kýlçýklý balýklarýn bir diþi.
Senin hatýran gibi büyük, yeni, karanlýk;
Senin hatýran kadar Allah ve þeytan iþi...
Ve yalnýzlýk, sigara külü kadar yalnýzlýk!

Bugün yalnýz yaðmura tahammül edeceðim;
Ta boðazýma kadar çýkan deli yaðmura.
Tüyüme horozdan çok itimat edeceðim,
Ýtimat edeceðim þu belalý yaðmura.
Ruhumu bayrak yapýp ben teslim edeceðim
Asýlmýþ bir adamýn iki eli yaðmura.
Bugün yalnýz yaðmura tahammül edeceðim.

Bir tren ýþýðýna, güneþe çekmek seni
Ve bir þehir yaratmak, ruhundan Gülce diye.
Parçalanan gemiyi ve yýrtýlan yelkeni
Katývermek sessizce söylenen bir türküye.
Ve sonra bir köþede öldürmek ölmeyeni
Ve son vermek bitmeyen, bu bitmeyen þarkýya,
Bir tren ýþýðýna, güneþe çekmek seni.

Sana tavuskuþunun içime girdiðini
Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
Ýçime girdiðini, tüyünü yolduðunu
Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
Ýçimde tavuslarýn bir bir kaybolduðunu,
Bana da bir çift ak kanat kaldýðýný
Son, en son söz olarak söylemek istiyorum.

Peygamber çiçeðinin aydýnlýðýnda ara
Sana doðru uzanan çaresiz ellerimi.
Sýrrýmý söylüyorum vefakar balýklara:
Yalnýz onlar tutacak bu dünyada yerimi.
Koyverip telli pullu saçlarýný rüzgara,
Bir çocuðun ardýna düþen heykellerimi
Peygamber çiçeðinin aydýnlýðýnda ara...

(1952, Kýþ, Yýlbaþý Gecesi)

Veda

Silahlara veda
Geceye rüyaya ve sana
Yalnýzlýðýn geyik gözlü köþesinden
Düzenlerin çýkmazýna

Çizdiðim resmin
Saat kulesi aðlýyor
Aðzým o çeþit yok
Þiþe bu çeþit var

Sen bir gece gelsen
Güneþ doðmasa
Gitmeden yine gelsen
Bu yeni geleni
Bu bize bakaný
Sana bir anlatsam
Güneþ doðmasa
Sandýklarýn içini göstersem sana
Çizdiðim resmin
Yalnýzlýðýn geyik gözlü köþesinde
Bir rafa koyabilsen
Olup biteni ve onlarý
Sabaha kadar konuþsak
O ürkek ürkek bakaný sana bir anlatsam
Ateþi karý tüfeði çeksem
Ocaða pencereye kapýya

Kemana veda

Yaðmurda þeytan ve þapkasý
Silahýn ölümünü kutluyorum

Tren kaçýrmýþ gibiyim

Sana veda

 

Yaðmur Duasý

BEN geldim geleli açmadý gökler
Ya ben bulutlarý anlamýyorum
Ya bulutlar benden bir þeyler bekler
Hayat bir ölümdür aþk bir uçurum
Ben geldim geleli açmadý gökler

Bir yaðmur bilirim bir de kaldýrým
Biri damla damla alnýma düþer
Diðerinde durur göðe bakarým
Ne þehir, ne deniz kokan gemiler
Bir yaðmur bilirim bir de kaldýrým

Nedense aldanmýþ ilk gece annem
Efsunlu bir gömlek giydirmiþ bana
Ýiþte vuramadý gökler bana gem
Dinmedi içimde kopan fýrtýna
Nedense ilk gece aldanmýþ annem

Biri çýkmýþ gibi boþ bir mezardan
Ortalýkta ölüm sessizliði var
Bana ne geldiyse geldi yukardan
Bana ne yaptýysa yaptý bulutlar
Biri çýkmýþ gibi boþ bir mezardan

Ýyiki bilmiyor kalabalýklar
Yaðmura bakmayý cam arkasýndan
Ýnsandan insana þükürki fark var
Birine cennetse birine zindan
Ýyiki bilmiyor kalabalýklar

Yaðmur duasýna çýksaydýk dostlar
Bulutlar yarýlýr hava açardý
Þimdi ne ihtimal nede imkan ar
Göðe hükmetmkten kolay ne vardý?
Yaðmur duasýna çýksaydýk dostlar

Ben geldim geleli açmadý gökler
Ya ben bulutlarý anlamýyorum
Ya bulutlar benden bir þeyler bekler
Hayat bir ölümdür aþk bir uçurum
Ben geldim geleli açmadý gökler

1951

 

Yoktur Gölgesi Türkiye'de

Sabahlarý gün doðmadan uyanýr
Dilini yutacak olur içi kanlanýr
Gün boyu çalýþýr aydýnlanýr
Kederini anlarsanýz size ne mutlu
Acýr fakir çalýþan kadýnlara
Titrer bir gönül kýracak diye hanim dizi

Ýncedir billurdandýr yoktur gölgesi Türkiye'de
Bir meçhul Meryem mermerden deðil ama kutlu
Gözlerine baksanýz erirsiniz kar gibi
Elinizi sallasanýz rüzgarýndan sallanýr
Bir geyik olur sizi arar melul ve bakir
Görür gibi uyur konuþur gibi susar güler aðlar gibi

Create a free website at Webs.com