Yaşıyoruz. Hırslarımızla, sevdalarımızla, kavgamızla… Her geçen gün tekrar ettiğimiz savaşlarımızla… Bu savaşta çok sevdiğimiz şeyleri ya da değersiz gördüğümüz ancak değerini kaybedince anladığımız şeylerimizi kaybedebiliyoruz. Bu kayıplar bizi üzüyor. Bazen o kadar üzülüyoruz ki ağlıyoruz bile. Hatta yataklara düşüyoruz hastalanıyoruz. Ve daha sonra bu acı azalıyor. Sızlıyor belki ama azalıyor. Daha sonra bu kaybı kabulleniyoruz. Yokluğa alışmak biraz zaman alıyor belki ama kabulleniyoruz. Ardından sıradanlaşıyor bu kayıp. Yokluğu değil varlığı garipleşiyor. Bizim için sadece bir anı oluyor. Bir parça eksilmiş oluyoruz ama hayat devam ediyor, yaşıyoruz…